16 Ocak 2017 Pazartesi

Luis Suarez 100


2010 yılından bu yazı kaleme alındığı güne kadar geçen süre içerisinde dünyanın en iyi santrforu diyebiliriz ona. Liverpool ve Barcelona forması ile attığı onlarca gol, kısa sürede dünyanın en iyi golcüsü olma ve sürekli kendini geliştiren bir profil. 3,5 yılını geçirdiği Liverpool ile 133 maçta 82 gol atarak kumaşını göstermiş, tüm dünyanın dikkatini çekmişti Suarez. Zaten sonrası malum, 81 milyon sterlin karşılığı Barcelona'ya imza attı ve hayallerinin takımında hayal ötesi bir performans sergiledi. 

11 Ocak 2016'da Atletic Bilbao ile oynanan İspanya Kral Kupası'nda attığı gol ile Barcelona formasıyla 100.golüne ulaştı Uruguay'lı süper star. Bu aynı zamanda sadece 2,5 yılını geçirdiği Katalanlarla çıktığı 120. maçtı. Suarez, muazzam istatistiklerine ve başarılarına her geçen zaman yenilerini ekliyor. Zaten kısa süre önce FIFA'nın belirlemiş olduğu en iyi takımda ilk 11'de kendine yer bulmuştu. Hatta kulübü ile çıktığı 121.maç olan Las Palmas maçında iki gol daha bulunca gol sayısını 102'ye yükseltti ve bu kategoride teknik direktörü Luis Enrique'yi (100) de geçmiş oldu. 

Hız, teknik, oyun görüşü, hırs, yetenek vb. tüm hünerlerini sahaya sonuna kadar yansıtan Suarez 30 yaşına önümüzdeki hafta giriyor. En az 2 yıl daha bu seviyede oynayacağını düşünürsek Barcelona tarihinde Lionel Messi'den sonra en çok gol atan oyuncu olarak yer alabilir. Zira 480 gol ile açık ara önde olan Messi'nin ardından 195 gol ile Cesar ikinci sırada. Kulübün diğer efsaneleri arasında bulunan Eto'o 127, Rivaldo 117, Kluivert ise 116 gol atmış. 

Barcelona ile 15 kez 2 gol, 8 kez hat-trick ve 2 kez de bir maçta 4 gol atma başarısı gösteren Suarez için; Messi, Neymar, Arda, İniesta ve Rakitic ile oynamak büyük bir ayrıcalık ve kendisi de bunu çok iyi değerlendiriyor. 

La Liga : 79 maç, 70 gol
Copa Del Rey : 12 maç, 8 gol
Şampiyonlar Ligi : 24 maç, 17 gol
Süper Kupa : 1 maç, 1 gol
İspanya Süper Kupası : 3 maç, 1 gol
Dünya Kulüpler Kupası : 2 maç, 5 gol

2,5 yılda; 2 La Liga, 1 Şampiyonlar Ligi, 2 İspanya Kral Kupası, 1 UEFA Süper Kupası, 1 İspanya Süper Kupası ve 1 kez de Dünya Kulüpler Kupası şampiyonluğu olmak üzere 8 kupa! Yani uzun lafın kısası; onun için daha atılacak çok gol ve alınacak çok kupa var.

11 Ocak 2017 Çarşamba

2016 'Jübile Raporu'

Her yıl olduğu gibi 2016 yılında da birçok ünlü futbolcu aktif kariyerlerine son verdi. Son yıllarda futbolcuların kendilerine daha iyi bakıp jübile yaşlarını daha ileri bir seviyeye çektikleri net bir şekilde karşımıza çıkıyor. Misal; son dönemlerde Ryan Giggs (41), Rivaldo (43), Paul Scholes (39) gibi isimler futbolu profesyonel bir yaşantı ile birleştirip bu oyuna olan tutkularını en iyi şekilde hissettirmişlerdi. Hali hazırda aktif olarak bu güzel oyunu oynamaya çalışan Gianluigi Buffon 39 yaşına girerken, Francesco Totti 40'ını çoktan devirdi bile. Ze Roberto 42 yaşında Palmeiras ile Brezilya'da lig şampiyonluğu yaşadı ve hala 'Game over' demedi.

Peki 2016 yılında hangi futbolcular, bu güzel oyunu bırakıp sevenlerini üzdüler. Gelin listeye beraber bir göz atalım...



Miroslav Klose (38)... Kaiserslautern, Werder Bremen, Bayern Münih, Lazio.
Onun işi sadece gol atmaktı ve bu görevi de büyük bir ustalık ile yapardı. Dünya Kupaları tarihinin en fazla gol atan futbolcusu ünvanına, hem de bu büyük kupayı kazanarak sahip olmak bile başlı başına büyük bir efsane olduğunuzun kanıtıdır. Bundesliga şampiyonlukları ve bir kez kazandığı İtalya Kupası ise CV'sinin diğer önemli kalemleri.

Olan Stipe Pletikosa (37)... Hajduk Split, Shakhtar Donetsk, Spartak Moskova, Rostov, Deportivo.
Hırvatistan Milli takımını çok uzun süre koruyan kaleci, kariyerinde sadece Rostov ile Rusya Kupası'nı kazandı ama ülkesinin son dönemlerdeki en iyi kalecisi konumunda. Euro 2008'de Semih'ten 120.dakikada yediği golü ise hala unutamadığı, kendisinin söylediği bir gerçek.

Walter Samuel (38)... Newells Old Boys, Boca Juniors, Roma, Real Madrid, İnter, Basel.
2001'de geldiği Roma'da lig şampiyonu olduktan sonra, İnter'de de tam 5 kez bu başarıyı tekrar etti. Bir kez de Mourinho ile beraber Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşadı. Kariyerinin sonunda Basel'de oynadığı iki sezonda da lig şampiyonu oldu.

Luca Toni (39)... Vicenza, Brescia, Palermo, Fiorentina, Bayern Münih, Roma, Genoa, Juventus, Al Nasr, Verona.
Futbolun seyyahlarından Toni, Serie A'da ve Bundesliga'da gol krallıkları yaşadı. İtalya Milli takımı ile 2006'da Dünya Kupası'nı kazanırken, Bayern Münih ile 2 kez lig şampiyonluğu başarısına ulaştı. 'Bay kule'nin kendine has gol sevinci ise hiçbir zaman unutulmayacak.

Mikel Arteta (34)... Barcelona, PSG, Rangers, Real Sociedad, Everton, Arsenal.
7 sezon Everton, 5 sezon Arsenal'de, toplamda 12 sezon Premier Lig'de kalıcı olarak oynaması ile çok büyük bir başarı. Arsenal ile 2 kez Community Shields ve bir kez FA CUP şampiyonluğu elde etti. Şimdilerde ise M.City'de Guardiola'nın yardımcılığını yapıyor.

Vyaçeslav Malafeev (37)... Zenit Petersburg ile tam 19 yıl ve başka bir kulüpte oynamadı. Son dönemlerde Akinfeev'in gölgesinde kalsa da Rus futbolunun son dönemlerdeki en iyi kalecilerinden biri olan Malafeev'in, 2 lig şampiyonluğunun yanı sıra, birer kez de UEFA Kupası ve Süper Kupa şampiyonluğu var.


Diego Milito (37)... Racing Club, Genoa, Zaragoza, İnter, Racing Club.
İnter'e geldiği ilk sezonda Serie A, İtalya Süper Kupası, Şampiyonlar Ligi ve FİFA Dünya Kulüpler Kupası şampiyonluğu yaşadı. 2014'te Racing Club ile Arjantin'de lig şampiyonu oldu.

Christian Abbiati (39)... Monza, Juventus, Torino, Atletico Madrid, Milan.
Zaman zaman yedek kalsa da Milan kulübü ile 17 sezon geçiren tecrübeli kaleci, kulübü ile 3 lig şampiyonluğu ve bir de Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşadı.

Juan Carlos Valeron (41)... Las Palmas, Mallorca, Atletico Madrid, Deportivo, Las Palmas.
Deportivo ile tam 13 sezon oynadı ve kulübün unutulmazlar listesinde en ön sıralarda yerini aldı. 600'e yakın maça çıkan Valeron, kariyerinde hiç kırmızı kart görmedi.

Steven Gerrard (36)... Liverpool, Los Angeles Galaxy.
Liverpool ile tam 18 yıl geçen unutulmaz performans ve birer kez Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası ve Süper Kupa şampiyonluğu. Kariyerinin sonunda keşke ABD'ye gitmeye zorlanmasaydı ve Liverpool'da jübilesini yapsaydı çok daha iyi olacaktı.

Olexandr Shovkovskiy (42)... Dinamo Kiev ile tam 25 yıl. Başka bir kulüp yok, sanırım bu bile onun sadakatini ve 'efsane' sıfatını nasıl aldığının kanıtı olsa gerek. 14 lig şampiyonluğu, 100'den fazla Şampiyonlar Ligi maçına çıkma ve 9 kez Ukrayna'nın en iyi kalecisi ünvanına sahip.

Vyacheslav Shevchuk (37)... Metalurh Zaporizhya, Metalurh Donetsk, Shinnik, Shakhtar Donetsk.
Ukraynalı savunma oyuncusu Shakhtar Donetsk'in tam 13 yıl formasını giydi ve ülkesinde sayısız şampiyonluklar ve kupa kaldırırken, Lucescu ile 2009'da UEFA Kupası'nı kazandı.

9 Ocak 2017 Pazartesi

2017 Sport Calendar

2017 yılında Futbol, Basketbol, Tenis ve Formula 1 spor dalları arasında dikkat çeken spor organizasyonlarına bir göz atalım. Şimdiden planınızı yapın ve tatil programınızı ayarlayın derim.

14 Ocak - 5 Şubat : Afrika Futbol Şampiyonası

16 - 29 Ocak : Tenis - Avustralya Açık - Grand Slam tenis turnuvası

17 Ocak : Golden State - Cleveland Cavaliers NBA basketbol karşılaşması

14 - 15 ve 21 - 22 Şubat : Şampiyonlar Ligi ikinci tur maçları

16 Şubat : UEFA Avrupa Ligi üçüncü tur maçları

23 Şubat : UEFA Avrupa Ligi üçüncü tur rövanş maçları

26 Şubat : Galatasaray - Beşiktaş futbol karşılaşması 

7 - 8 ve 14 - 15 Mart : Şampiyonlar Ligi ikinci tur rövanş maçları



9 Mart : UEFA Avrupa Ligi dördüncü tur maçları

16 Mart : UEFA Avrupa Ligi dördüncü tur rövanş maçları

22 Mart : Almanya - İngiltere futbol hazırlık maçı

26 Mart : Formula 1 - Avustralya Grand Prix, Melbourne

9 Nisan : Formula 1 - Çin Grand Prix, Shanghai

11 - 12 Nisan : Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçları

13 Nisan : UEFA Avrupa Ligi çeyrek final ilk maçları

16 Nisan : Formula 1 - Bahreyn Grand Prix

16 Nisan : Galatasaray - Fenrbahçe futbol karşılaşması

18 - 19 Nisan : Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanş maçları

20 Nisan : UEFA Avrupa Ligi çeyrek final rövanş maçları

23 Nisan : Real Madrid - Barcelona - El Clasico futbol karşılaşması

30 Nisan : Formula 1 - Rusya Grand Prix, Sochi

30 Nisan : Beşiktaş - Fenerbahçe futbol karşılaşması

2 - 3 Mayıs : Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçları

4 Mayıs : UEFA Avrupa Ligi yarı final ilk maçları

9 - 10 Mayıs : Şampiyonlar Ligi yarı final rövanş maçları

11 Mayıs : UEFA Avrupa Ligi yarı final rövanş maçları

14 Mayıs : Formula 1 - İspanya Grand Prix

19 - 21 Mayıs : Basketbol - EuroLeague Final Four, İstanbul

24 Mayıs : UEFA Avrupa Ligi Final, Stockholm

28 Mayıs : Formula 1 - Monaco Grand Prix



29 Mayıs - 11 Haziran : Tenis - Fransa Açık (Roland Garros) Grand Slam turnuvası

1 Haziran : Futbol - Bayanlar Şampiyonlar Ligi Final, Cardiff

3 Haziran : Futbol - Şampiyonlar Ligi Final, Cardiff

11 Haziran : Formula 1 - Kanada Grand Prix, Montreal

13 Haziran : Fransa - İngiltere futbol hazırlık maçı


17 Haziran - 2 Temmuz : Futbol - Konfederasyon Kupası, Rusya

25 Haziran : Formula 1 - Azerbaycan Grand Prix, Bakü

3 - 16 Temmuz : Tenis - Wimbledon Grand Slam turnuvası

9 Temmuz : Formula 1 - Avusturya Grand Prix, Spielberg

16 Temmuz : Formula 1 - İngiltere Grand Prix, Silverstone

16 Temmuz - 6 Ağustos : Futbol - 2017 Avrupa Bayanlar Şampiyonası, Hollanda

30 Temmuz : Formula 1 - Macaristan Grand Prix, Budapeşte

27 Ağustos : Formula 1 - Belçika Grand Prix

28 Ağustos - 10 Eylül : Tenis - Amerika Açık Grand Slam tenis turnuvası

31 Ağustos : Fransa - Hollanda, Dünya Kupası grup eleme maçı



31 Ağustos - 17 Eylül : Basketbol - Avrupa Şampiyonası. Ev sahipleri Türkiye, Finlandiya, İsrail ve Romanya

2 Eylül : İspanya - İtalya, Dünya Kupası grup eleme maçı

3 Eylül : Formula 1 - İtalya Grand Prix, Monza

17 Eylül : Formula 1 - Singapur Grand Prix

1 Ekim : Formula 1 - Malezya Grand Prix, Sepang

8 Ekim : Formula 1 - Japonya Grand Prix, Suzuka

22 Ekim : Formula 1 - Amerika Grand Prix, Austin

23 - 29 Ekim : Tenis - WTA Finalleri, Singapur

29 Ekim : Formula 1 - Meksika Grand Prix, Mexico City

12 Kasım : Formula 1 - Brezilya Grand Prix, Sao Paulo

12 - 19 Kasım : Tenis - ATP Finalleri, Londra

24 - 26 Kasım : Tenis - Davis Cup final

26 Kasım : Formula 1 - Abu Dhabi Grand Prix



3 Ocak 2017 Salı

Maradona - Özel Koleksiyon

2017 yılına çok çok özel bir futbolcu ile başlayayım dedim ve futbol tarihinin gördüğü en iyi futbolculardan biri olan Diego Armando Maradona'nın sıradışı futbolculuk hayatından her yerde göremeyeceğiniz kareleri paylaşmak istedim. Yeşil sahaların "mükemmel olmayan futbolcuların en mükemmeli" olarak tanımlasak asla abes olmayacak Arjantinli'sini daha farklı tanıyacağınızdan eminim. Kimisi siyah - beyaz, kimisi renkli 16 kareden oluşan özel bir koleksiyon. Saha içinde onu izleyenimiz de oldu; özetlerden, internetten maçlarını izleyenlerde. Ben daha çok onun saha dışındaki yaşantısını ve özellikle gençlik zamanlarını mercek altına almak istedim. Umarım beğenirsiniz.


Dün besteledim. Lütfen beni dinler misiniz?
Hiç gidesim yok ama neyse.

Şu ders notlarını hemen geçireyim deftere.
O kadar da ağır değilmiş.
Abi çekme ya, bugün iyi değilim.
Bu kahvenin şekeri az olmuş ama yine de içeceğim mecburen.

İtalya, anlattıkları kadar varmış, güzel yer.

San Paolo Stadı. Yine de beklediğimden az kalabalık görünüyorlar.

İyi alet ama sesi biraz boğuk gibi. "Thriller" albümü nerde ya?
1982. Vay be! Ben şimdi Barcelona'ya mı imza attım az önce?

Dar ağacında olsak da, son sözümüz Arjantin.
Karda kaymaya geldik, adamlar bizi maymun etti...
Sizin yerinize de içeceğim.

Terliyim, üşüdüm beyler. Daha çok var mı?

"mükemmel olmayan futbolcuların en mükemmeli" sözü Bülent Timurlenk'e aittir.

To be continued...

30 Aralık 2016 Cuma

Teniste 10 Altın Kural

Tenis sporu tüm dünyada fazlasıyla izleniyor ve bunca yıllık deneyimlerim ve tecrübelerime göre bu sporda başarıya götüren 10 anahtarı sizlerle paylaşmak istiyorum - Sizlerin de eklemek istedikleri olabilir -

Bu 10 anahtar doğru kullanıldığı vakit yeni Federer'ler, yeni Nadal'lar, yeni Djokovic ve Murray'lerin çıkması da olası. Genç jenerasyon bu konuda kesinlikle bu isimleri örnek almalı, hatta onları geçmek gibi bir hedefleri olmalı. Bu konuda nedense önümüzdeki 3-4 yılda fazla güvenim yok ama - umarım ben yanılırım - 2020'den itibaren tenis sporunun kabuk değiştireceğine ve yeni isimlerle rekabetin çok çeşitli olacağını düşünüyorum.

İŞTE 10 ALTIN KURAL :

Confıdence - Güven
Dıscıplıne - Disiplin
Network - İletişim
Patıence - Sabır
Focus - Odaklanma
Posıtıvıty - Olumlu düşünce
Sportmanshıp - Sportmen kişilik
Mentally - Zihinsel başarı
Strategy - Strateji 
Never gıve up - Asla pes etme
............................................
............................................
............................................

27 Aralık 2016 Salı

Premier League Goalscorers


Bugün dünyanın en zor ligi olarak kabul edilen Premier Lig, şu an ki adına 1992'de sahip oldu. Geride kalan 25 yılda kimler geldi, kimler geçti. Çok büyük golcülerin akın akın geldiği ligde en çok golü atanlar listesinde ise diğer liglere nazaran 'tutucu' bir tablo çıkıyor karşımıza. İlk 10 sıradaki 9 ismin İngiliz olması bu tezimizi destekliyor. Bu geleneği tek bozan isim ise Fransız efsanesi Thierry Henry. Gerçi Henry, Arsenal'den ayrılmayıp Barcelona'ya ve devamında ABD'ye gitmese, şimdilerde listenin 1 numarasında Alen Shearer değil de muhtemelen onun adı yazacaktı. Yine aynı şekilde Shearer'ın açık ara en çok gol atan futbolcu olmasının da en büyük sebebi, 18 yıllık kariyerinde Ada'yı hiç terk etmemesi diyebiliriz. Ona en yakın isim olan Rooney de henüz Ada topraklarından ayrılmadı ama kalan kariyerinde Alan Shearer'ı geçmesi çok ama çok zor.

Manchester Unıted'ın Cantona, Giggs, Beckham, Roy Keane, Schmeichel, Scholes, Neville kardeşler ile yakaladığı altın jenerasyonda daha çok "Andy Cole" olarak bilinen Andrew Cole büyük işler yaptı ve o da 187 gol ile listede üçüncü sırada. "Klasik bir orta sahadan daha fazlası" tabirine 'cuk' diye oturan isimlerin başında gelen Chelsea efsanesi Frank Lampard, attığı 177 golle, kulüp tarihinin de en fazla gol atan futbolcusu konumunda. Henry gibi aynı kaderi paylaşan, yani belirli bir başarıdan sonra kabuğuna sığamayıp, çareyi uzaklarda arayan Michael Owen da listede daha üst sıralarda olabilirdi. Owen, muhteşem geçen Liverpool kariyerini bırakıp Real Madrid'e imza attığında sadece 25 yaşındaydı. 

Yakın zamanda listede görebileceğimiz en büyük değişiklik; Jermain Defoe ve Sergio Aguero cephesinde olacaktır. 34 yaşındaki Defoe, sezona çok iyi başladı ve 8 gole ulaştı bile. Minimum 1,5 yıl daha aktif olarak oynayacağını düşünürsek Henry'i geçme yada ulaşma potansiyelinin olduğunu tahmin edebiliriz. Öte yandan Aguero eğer City'den yada Ada'dan ayrılmazsa 2,5 yıl içinde ilk 5'in içinde yer bulacağı da kesin görünüyor. Aguero potansiyeli ile Premier Lig'de her türlü rekoru kırabilecek düzeyde.

Meraklısına... Adebayor 97, Nistelrooy 95, Viduka 92, Bergkamp 87, Torres 85, Cristiano Ronaldo ve Tevez 84...

22 Aralık 2016 Perşembe

2016'nın En İyisi : Zidane

Başarılı futbolculuk döneminden sonra teknik direktörlük koltuğunda herkes aynı başarıyı tekrarlayamaz. Yakın dönemde Maradona başta olmak üzere Gheorghe Hagi, Van Basten, Zico (kısmen) gibi isimlerin bu kategorideki olumsuz geçmişlerini hepimiz biliyoruz. 

Bu konuda özellikle genç sayılacak jenerasyonun oldukça başarılı olduğunu görmekteyiz. Luis Enrique (46), Zinedine Zidane (44), Pep Guardiola (46), Diego Simeone (46) ve Antonie Conte (47) ilk akla gelen isimler. Gerçi Zidane harici hiçbiri futbolculuk kariyerlerinde büyük bir yıldız değillerdi.

Zinedine Zidane, 2015 - 2016 sezonunun devre arasında apar topar gönderilen Rafael Benitez'den bayrağı devraldığında kimse ondan bu kadar kısa zamanda büyük işler beklemiyordu. Daha önce 2 yıl boyunca Ancelotti'nin yardımcılığını yapan ve takımdaki futbolcularla kaynaşan, yeteneklerini bilen ve her şeyden öte futbolun dinamitlerine sonuna kadar hakim olan karakteri ile tüm zorlukların üstesinden gelmeyi başardı. Real Madrid'in başındaki ilk maçına 9 Ocak 2016'da Deportivo karşısında çıkan Zidane, 5 aylık teknik direktörlük macerasında La Liga'yı ezeli rakibi Barcelona'nın sadece 1 puan gerisinde ikinci sırada tamamladı ama onu 2016 yılının en başarılı 3 teknik adamından biri yapacak başarıyı ise Avrupa'nın kulüpler bazındaki en büyük kupasında elde etti; Şampiyonlar Ligi'nde...

Ligin ikinci yarısında Benitez'den görevi aldığında 20 La Liga maçı onu bekliyordu ve son 12'si üst üste olmakla beraber bu maçların 17'sini kazandı, sadece Atletico Madrid'e kaybetti, Barcelona'yı ise Nou Camp'ta dize getirmeyi başardı. Şampiyonlar Ligi'nde ise ikinci turda Roma'yı rahat geçti, çeyrek finalde ise kura şansının da yardımıyla Wolfsburg ile eşleşti. İlk maçta rakibinden ummadık bir tokat yese de (2-0), Bernabeu'da Cristiano Ronaldo'su ile (3-0) yarı finale uzandı. Bu defa rakip Manchester City oldu ve iki maç sonunda toplamda 1-0'lık skorla finalde Simeone'nin Atletico Madrid'i ile eşleşti. Madrid'in kırmızıları, çeyrek finalde Barcelona'yı, yarı finalde de Bayern Münih'i eleyerek bir anlamda Zidane'ın final yoluna kadar nispeten rahat gitmesini sağlamıştı. Final maçı beklenildiği gibi zor ve çetin geçerken maç uzatmalara ve sonrasında penaltılara kaldı. Zidane, sadece 5 ay sonunda Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu başarısı elde ederken Real Madrid bu kupayı 12. kez müzesine götürdü.

2016 - 2017 sezonuna başlarken UEFA Süper Kupa maçında Sevilla ile oynadılar. 90+ gollerin adamı Ramos yine aynı dakikada sahneye çıkıp maçı uzatmalara götürdü ve Carvajal bu defa 119'da attı ve Zidane'a ikinci kupasını kazandırdı. Aktif futbol yaşantısında devrinin uzun süre en iyi 10 numarası olan Zidane, rüya gibi bir kariyer başlangıcı yapmıştı ve artık tüm manşetleri süslüyordu. Zizu, geçen sezon yarım bıraktığı işi tamamlamak adına La Liga'ya beklentilerin üstünde bir giriş yaptı. Fransız teknik adam, lige iyi başlangıç yapmanın  şampiyonluk yolundaki en büyük işaretlerden biri olacağını çok iyi biliyordu. An itibariyle 16 haftası geride kalan ligde, Nou Camp'ta El Clasico ve Vicento Calderon'da Atletico derbisi oynamış olmasına rağmen namağlup bir şekilde Barcelona'nın 3 puan önünde ilk yarıyı tamamladı, hem de bir maçı eksik olmasına rağmen. Ayrıca bir maçının eksik olmasına sebep olacak FIFA Dünya Kulüpler Kupası'nı da koleksiyonuna eklemeyi başardı (bir takvim yılı içerisinde 3.kupa)

2016 - 2017 sezonunda toplamda oynadığı 25 maçta da yenilgi yüzü görmeyen bir takımın hocası Zinedine Zidane. Takımını çok iyi tanıyan, oyunu iyi okuyabilen, futbolculuk hünerlerini teknik adamlık koltuğunda da başarılı bir şekilde harmanlayan bir futbol dahisi kendisi. Leicester City'i sürpriz bir şekilde Premier Lig şampiyonu yapan Claudio Ranieri ve Portekiz'i Avrupa Şampiyonu yapan Fernando Santos ile beraber 2016 yılının en iyi 3 teknik adamından birisi olan Zidane, bu alanda "en iyi" ödülünü alır mı bilinmez ama benim oyum şahsen kendisine. Sonucu hep beraber bekleyip göreceğiz.



SON 1 AYDA EN ÇOK OKUNANLAR