Luca Toni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Luca Toni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2017 Çarşamba

2016 'Jübile Raporu'

Her yıl olduğu gibi 2016 yılında da birçok ünlü futbolcu aktif kariyerlerine son verdi. Son yıllarda futbolcuların kendilerine daha iyi bakıp jübile yaşlarını daha ileri bir seviyeye çektikleri net bir şekilde karşımıza çıkıyor. Misal; son dönemlerde Ryan Giggs (41), Rivaldo (43), Paul Scholes (39) gibi isimler futbolu profesyonel bir yaşantı ile birleştirip bu oyuna olan tutkularını en iyi şekilde hissettirmişlerdi. Hali hazırda aktif olarak bu güzel oyunu oynamaya çalışan Gianluigi Buffon 39 yaşına girerken, Francesco Totti 40'ını çoktan devirdi bile. Ze Roberto 42 yaşında Palmeiras ile Brezilya'da lig şampiyonluğu yaşadı ve hala 'Game over' demedi.

Peki 2016 yılında hangi futbolcular, bu güzel oyunu bırakıp sevenlerini üzdüler. Gelin listeye beraber bir göz atalım...



Miroslav Klose (38)... Kaiserslautern, Werder Bremen, Bayern Münih, Lazio.
Onun işi sadece gol atmaktı ve bu görevi de büyük bir ustalık ile yapardı. Dünya Kupaları tarihinin en fazla gol atan futbolcusu ünvanına, hem de bu büyük kupayı kazanarak sahip olmak bile başlı başına büyük bir efsane olduğunuzun kanıtıdır. Bundesliga şampiyonlukları ve bir kez kazandığı İtalya Kupası ise CV'sinin diğer önemli kalemleri.

Olan Stipe Pletikosa (37)... Hajduk Split, Shakhtar Donetsk, Spartak Moskova, Rostov, Deportivo.
Hırvatistan Milli takımını çok uzun süre koruyan kaleci, kariyerinde sadece Rostov ile Rusya Kupası'nı kazandı ama ülkesinin son dönemlerdeki en iyi kalecisi konumunda. Euro 2008'de Semih'ten 120.dakikada yediği golü ise hala unutamadığı, kendisinin söylediği bir gerçek.

Walter Samuel (38)... Newells Old Boys, Boca Juniors, Roma, Real Madrid, İnter, Basel.
2001'de geldiği Roma'da lig şampiyonu olduktan sonra, İnter'de de tam 5 kez bu başarıyı tekrar etti. Bir kez de Mourinho ile beraber Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşadı. Kariyerinin sonunda Basel'de oynadığı iki sezonda da lig şampiyonu oldu.

Luca Toni (39)... Vicenza, Brescia, Palermo, Fiorentina, Bayern Münih, Roma, Genoa, Juventus, Al Nasr, Verona.
Futbolun seyyahlarından Toni, Serie A'da ve Bundesliga'da gol krallıkları yaşadı. İtalya Milli takımı ile 2006'da Dünya Kupası'nı kazanırken, Bayern Münih ile 2 kez lig şampiyonluğu başarısına ulaştı. 'Bay kule'nin kendine has gol sevinci ise hiçbir zaman unutulmayacak.

Mikel Arteta (34)... Barcelona, PSG, Rangers, Real Sociedad, Everton, Arsenal.
7 sezon Everton, 5 sezon Arsenal'de, toplamda 12 sezon Premier Lig'de kalıcı olarak oynaması ile çok büyük bir başarı. Arsenal ile 2 kez Community Shields ve bir kez FA CUP şampiyonluğu elde etti. Şimdilerde ise M.City'de Guardiola'nın yardımcılığını yapıyor.

Vyaçeslav Malafeev (37)... Zenit Petersburg ile tam 19 yıl ve başka bir kulüpte oynamadı. Son dönemlerde Akinfeev'in gölgesinde kalsa da Rus futbolunun son dönemlerdeki en iyi kalecilerinden biri olan Malafeev'in, 2 lig şampiyonluğunun yanı sıra, birer kez de UEFA Kupası ve Süper Kupa şampiyonluğu var.


Diego Milito (37)... Racing Club, Genoa, Zaragoza, İnter, Racing Club.
İnter'e geldiği ilk sezonda Serie A, İtalya Süper Kupası, Şampiyonlar Ligi ve FİFA Dünya Kulüpler Kupası şampiyonluğu yaşadı. 2014'te Racing Club ile Arjantin'de lig şampiyonu oldu.

Christian Abbiati (39)... Monza, Juventus, Torino, Atletico Madrid, Milan.
Zaman zaman yedek kalsa da Milan kulübü ile 17 sezon geçiren tecrübeli kaleci, kulübü ile 3 lig şampiyonluğu ve bir de Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşadı.

Juan Carlos Valeron (41)... Las Palmas, Mallorca, Atletico Madrid, Deportivo, Las Palmas.
Deportivo ile tam 13 sezon oynadı ve kulübün unutulmazlar listesinde en ön sıralarda yerini aldı. 600'e yakın maça çıkan Valeron, kariyerinde hiç kırmızı kart görmedi.

Steven Gerrard (36)... Liverpool, Los Angeles Galaxy.
Liverpool ile tam 18 yıl geçen unutulmaz performans ve birer kez Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası ve Süper Kupa şampiyonluğu. Kariyerinin sonunda keşke ABD'ye gitmeye zorlanmasaydı ve Liverpool'da jübilesini yapsaydı çok daha iyi olacaktı.

Olexandr Shovkovskiy (42)... Dinamo Kiev ile tam 25 yıl. Başka bir kulüp yok, sanırım bu bile onun sadakatini ve 'efsane' sıfatını nasıl aldığının kanıtı olsa gerek. 14 lig şampiyonluğu, 100'den fazla Şampiyonlar Ligi maçına çıkma ve 9 kez Ukrayna'nın en iyi kalecisi ünvanına sahip.

Vyacheslav Shevchuk (37)... Metalurh Zaporizhya, Metalurh Donetsk, Shinnik, Shakhtar Donetsk.
Ukraynalı savunma oyuncusu Shakhtar Donetsk'in tam 13 yıl formasını giydi ve ülkesinde sayısız şampiyonluklar ve kupa kaldırırken, Lucescu ile 2009'da UEFA Kupası'nı kazandı.

5 Mayıs 2015 Salı

Luca Toni & Di Natale

Luca Toni & Antonio Di Natale...

İki İtalyan golcü, ilerlemiş yaşlarına rağmen attıkları gollerle gençlere taş çıkartmaya devam ederlerken, nasıl golcü olunur? nasıl gol atılır? nasıl bir takım dipten çıkartılır? derslerini de ücretsiz olarak futbolseverlerin hizmetlerine sunuyorlar. Belki aman aman teknikleri ve gösterişleri yok ama golün kokusunu en iyi onlar alıyor. İkisinin de yaşları 37'yi çoktan aştı. Pirlo'dan 2 yaş büyükler, Totti'den ise 1 yaş küçükler ama golleri hala akıl dolu, hala ayak ve kafalarının burun delikleri çok iyi koku alıyor, büyük - küçük takım demeden tabelayı sürekli değiştiriyorlar ve CV'lerindeki "Attığı gol sayısı" satırını doldurmaya devam ediyorlar.

Luca Toni, bir halı saha maçında keşfedilip, Modena formasıyla başladığı aktif futbol hayatına tam 11 Serie A takımı sığdıran 1,96'lık 'kule' en büyük patlamayı yaptığı Fiorentina formasıyla 2 sezonda attığı 47 golden sonra Alman devi Bayern Münih'le anlaştı, hem de panzerlerin UEFA Kupası'na katıldığını bile bile. Amacı kendisini yurtdışında ispatlamaktı ve bunu da layıkıyla başardı. 2,5 sezon boyunca Münih ekibinde attığı 51 golle kulüp tarihinin en kısa zamanda en çok gol atan futbolcusu oldu. Toni, aynı zamanda İtalya'da hangi takımın formasını giyerse giysin hep standartların üzerinde gol attı, takımını tek başına taşıdı. Serie A'da 1959'dan günümüze kadar 30 gol atan bir gol kralının çıkmadığı bir ortamda 2005 - 2006 sezonunu attığı 31 golle tamamlayarak gol krallığı mertebesine de ulaştı. Attığı toplam 148 golle Serie A tarihinin en çok gol atan 26., aktif futbolcular arasında ise 4. sırada. Son olarak Verona forması giyen Toni, 3 yıl kariyerini Çizme dışında geçirmese (yarım sezon BAE'de oynadı) bu sayı 200'lerde olurdu kesinlikle.

Di Natale ise futbola ilk adımını attığı Empoli formasını 7 sezon giydikten sonra 2004 yazında neredeyse bütünleştiği Udinese'ye geldikten sonra 11 sezon aralıksız oynadı ve sezon başına ortalama 35 maçın üstünde forma giydi, profesyonelce yaşadı, çok az sakatlandı. Udinese kulüp tarihinin belki de gelmiş geçmiş en iyi golcüsü oluverdi. 2010 ve 2011 yıllarında Serie A gol krallığını kimselere vermedi. Belki çizmede şampiyonluğa oynayan takımların birinde oynayabilseydi, o şans ona verilseydi Avrupa'da da büyük işler başarabilirdi. O Udinese için varını yoğunu ortaya koydu, ilk 11'in vazgeçilmez tek adamı oldu. Roberto Baggio, Gabriel Batistuta, Alessandro Del Piero gibi isimleri geride bırakarak, Serie A tarihinde en çok gol atan futbolcular sıralamasında toplamda attığı 206 golle 5.sıradaki Jose Altafini'nin sadece 9 gol gerisinde 6.sırada. Aktif futbolcular arasında ise 241 gol atan Totti'nin ardından 2.sırada.


Kariyerleri boyunca Di Natale 3, Toni ise sadece 1 kırmızı kart görerek CV'lerinin ne kadar da "temiz ve pak" olduklarını da ispatladılar. Del Piero, İnzaghi, Vieri, Totti, Gilardino gibi elit forvetlerin arasında zaman zaman İtalya A Milli Takımında da şans bulan ikili, 2008 Avrupa Şampiyonası ve 2010 Dünya Kupası'nda beraber oynadılar. Toni aynı zamanda 2006 Dünya Kupası Şampiyonluğu'na attığı 2 golle katkı verdi...

İkisi de çok sevildi. İkisi de her futbolseverin "efsane" statüsüne koyacakları golcülerden oluverdi. Böylesine emektar ve vefalı delikanlılar bir daha gelir mi? Bence zor. Belki 1 sezon daha oynayıp futbolu bırakacaklar ama istatistikler asla onları unutmamıza izin vermeyecek. Unutursak ne olalım...

Diyelim ki unuttuk, Toni'nin gol attıktan sonra eliyle kulakları hizasında yaptığı kendine has kutlaması ya da Di Natale'nin iki kolunu yana salarak yaşadığı gol sevinci zaten unutulmaz. İyi ki varsınız veteranlar...


SON 1 AYDA EN ÇOK OKUNANLAR