2017 yılına çok çok özel bir futbolcu ile başlayayım dedim ve futbol tarihinin gördüğü en iyi futbolculardan biri olan Diego Armando Maradona'nın sıradışı futbolculuk hayatından her yerde göremeyeceğiniz kareleri paylaşmak istedim. Yeşil sahaların "mükemmel olmayan futbolcuların en mükemmeli" olarak tanımlasak asla abes olmayacak Arjantinli'sini daha farklı tanıyacağınızdan eminim. Kimisi siyah - beyaz, kimisi renkli 16 kareden oluşan özel bir koleksiyon. Saha içinde onu izleyenimiz de oldu; özetlerden, internetten maçlarını izleyenlerde. Ben daha çok onun saha dışındaki yaşantısını ve özellikle gençlik zamanlarını mercek altına almak istedim. Umarım beğenirsiniz.
Dün besteledim. Lütfen beni dinler misiniz?
Hiç gidesim yok ama neyse.
Şu ders notlarını hemen geçireyim deftere.
O kadar da ağır değilmiş.
Abi çekme ya, bugün iyi değilim.
Bu kahvenin şekeri az olmuş ama yine de içeceğim mecburen.
İtalya, anlattıkları kadar varmış, güzel yer.
San Paolo Stadı. Yine de beklediğimden az kalabalık görünüyorlar.
İyi alet ama sesi biraz boğuk gibi. "Thriller" albümü nerde ya?
1982. Vay be! Ben şimdi Barcelona'ya mı imza attım az önce?
Dar ağacında olsak da, son sözümüz Arjantin.
Karda kaymaya geldik, adamlar bizi maymun etti...
Sizin yerinize de içeceğim.
Terliyim, üşüdüm beyler. Daha çok var mı?
* "mükemmel olmayan futbolcuların en mükemmeli" sözü Bülent Timurlenk'e aittir.
Futbol ve basketbol anlamında neredeyse tüm büyük
organizasyonlar biterken ve spor anlamında nispeten sıkıcı yaz aylarına girerken imdadımıza
yetişen bir kupa var : Copa America. İlki 1916’da düzenlenen Copa America;
şartlara göre değişken bir yapıda 2, 3 ya da 4 yılda bir düzenleniyor. Önümüzdeki
sene turnuvanın 100.yılı olması sebebiyle kupa, Amerika’da düzenlenecek. Kupayı
daha önce en çok kazananlar; 15 kez Uruguay, 14 kez Arjantin ve 8 kez Brezilya.
4 sene önce Arjantin’de düzenlenen ve Uruguay’ın şampiyon
olduğu turnuva bu yıl, 11 Haziran – 4 Temmuz tarihleri arasında Şili’de düzenlenecek
. 8 ayrı stadyumun evsahipliği yapacağı
turnuvanın maskotu ise Zincha. Kelime anlamı olarak ‘tilki’ ve ‘taraftar grubu’
kelimelerinin birleşiminden oluşan ‘Zincha’ aynı zamanda Güney Amerika
futbolunu takip eden milyonlarca taraftarın önemini vurguluyor.
Copa America’da bu yıl kimler yok ki? Bugün Avrupa’nın
kalburüstü takımlarında forma giyen birçok yıldız, Güney Amerika’nın en büyüğü olmak
için ter dökecek. Başta Messi, ve Neymar olmak üzere; Alexis Sanchez,
Cavani, Godin, David Luiz, Mascherano, Tevez, Hernandez, Pastore, Falcao, Aguero,
James Rodriguez, Vidal'li tam bir yıldızlar karması şölenine tanık olacağız. Luis Suarez ise cezası sebebiyle turnuvada mücadele edemeyecek. Kaleciler anlamında da büyük rekabet olacak. Muslera, Bravo, Ochoa, Ospina gibi üst düzey kaleciler maçların sonuçlarını direkt etkileyecekler...
Copa America Grupları
A grubundaŞili, Ekvator, Meksika ve Bolivya yer alıyor.
Grubun kağıt üstündeki favorileri evsahibi Şili ve Meksika olmasına rağmen Meksika’nın
eski gücünde olmaması Ekvador ve Bolivya’nın şansını nispeten artırıyor. Kaldı
ki 2011 Copa America’sında grup maçlarında Meksika’nın 3 maçının tamamını
kaybederek elendiğini de hatırlatalım. Özellikle Ekvador’daki çıkış gözlerden
kaçmıyor. 2014 Dünya Kupası’nda grupta İsviçre’den son dakikada yedikleri gol
olmasa Fransa ile beraber gruptan çıkabileceklerini herkese göstermişlerdi. Şili
ise Avrupa’nın üst düzey liglerinde forma giyen yıldızlarına çok güveniyor.
Bolivya’nın açıkçası gruptaki şansı diğer
takımlara nazaran oldukça az.
B grubunda ise Uruguay, Jamaika, Arjantin ve Paraguay
karşımıza çıkıyor. 2011’de Arjantin’de düzenlenen son Copa America’da çeyrek
finalde evsahibi Arjantin’i penaltı atışları sonucunda saf dışı bırakan Uruguay
ile her zamankinden daha güçlü olan Arjantin’in aynı grupta yer alması şüphesiz
akıllara o maçın rövanşı olacağını getiriyor. Aralarındaki maçın muhtemelen
grup liderini belirleyeceği maçta iki takım, büyük bir sürpriz olmazsa çeyrek
final biletini alacaklar. Arjantin’in Copa America’yı en
son 1993 yılında kazanması ve Messi'nin kariyerinde eksik olan 2 kupadan biri olması; Tangolcuların her zamankinden daha istekli ve
arzulu oynayacaklarının bir işareti. Zira 2014 Dünya Kupası’nda da finalde
Almanya’ya kaybetmişlerdi. Grubun diğer zayıf halkaları Paraguay ve Jamaika ise
grup 3.sü olmaya çalışacaklar. Bunun içinde kendi aralarındaki maçı mutlaka
kazanmaları gerekecek.
C grubunun 2 favorisi dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı futbol
ülkesi Brezilya ve onu son yıllarda en çok zorlayan takımlardan Kolombiya.
Grubun sürpriz yapmaya çalışacak diğer takımları ise Venezuela ve Peru olacak. Kadrolarında
birçok yıldız ismi barındıran Brezilya ve Kolombiya’nın grubun olağan
favorileri olup zorlanmadan kendilerini ilk 8’in içine atmaları herkesin
beklediği gerçek olarak karşımıza net bir şekilde çıkıyor. Üçüncü olmak için
puan kadar averajın da önemli olduğu grupta Peru ve Venezuela ek kontenjandan
çeyrek final kapısına girmeyi deneyecekler.
Copa America Maçları
3 gruplu toplam 12 takımdan oluşan şampiyonada açılış maçı
Şili ile Ekvador arasında 11 Haziran’ı 12 Haziran’a bağlayan gece 02:30’da
başlayacak . 22 Haziran’a kadar tüm grup maçları sona erecek. Gruplarını ilk 2
sırada bitiren 6 takım adını çeyrek finale yazdıracak. 3 grubun en iyi 3.sü
olan 2 takımla beraber toplam 8 takım yarı finale çıkmak için ter dökecek. Brezilya ile olan saat farkımızdan dolayı
maçlar Türkiye saatiyle 23:00 ila gece yarısı 02:30 arasında oynanacak. Final
maçı ise Türkiye saatiyle 23:00’da Estadio Nacional yani Şili Ulusal Stadyumu’nda.
ZİNCHA
Çeyrek final eşleşmeleri ise diğer bildiğimiz programlardan
farklı bir şekilde düzenleniyor. A grubun birincisi, B ya da C grubunun en iyi
3.sü ile karşılaşacak. B grubunun birincisi de aynı şekilde A ya da C grubunun
en iyisi 3.sü ile mücadele edecek. C grubunun birincisi ise B grubunun ikincisi
ile kozlarını paylaşacak. Yarı finale çıkacak dördüncü ve son takımı
belirleyecek olan maçta ise A ve C gruplarının ikincileri karşı karşıya
gelecek.
Toplamda 26 karşılaşmanın oynanacağı Copa America’da aynı
zamanda üçüncülük maçı da oynanacak.
Copa America’yı Kim
Kazanır?
Aslında en zoru da bu. Kesin bir favori belirlemek çok güç. Fikstürü
gözden geçirdiğimizde en büyük 2 favori olan Brezilya ve Arjantin’in gruplarını
lider tamamlayıp çeyrek final maçlarını da kazandığını düşünürsek yarı finalde
eşleşeceklerini hatırlatalım. Dolayısıyla 2 takımın finalde karşılaşması için
gruplarda ikisinin de 2. olması ya da Arjantin’in grup lideri, Brezilya’nın ise
grup ikincisi olarak çeyrek finale çıkması gerekecek. En kötü senaryo ise
gruplarda Brezilya’nın lider, Arjantin’in grup ikincisi olması ile yaşanacak.
Bu durumda iki takım çeyrek finalde eşleşecekler.
Sözün özü, sözkonusu iki takım olası çeyrek final
eşleşmesinden kaçıp en kötü ihtimalle yarı finalde eşleşmek isteyeceklerdir ve
Messi önderliğinde Arjantin’i yarım adımla Brezilya’nın önünde görüyorum. Fakat
Kolombiya, Uruguay ve Şili'nin her zaman kupayı kazanacak potansiyelde olduklarını
da eklememiz gerekir.
Ne diyelim, şunun şurasında ne kaldı ki Copa America’ya?
Böylesine kaliteli futbolcularla muazzam bir heyecana sahne olacak turnuvada
uykusuz gecelere hazırlı olmak lazım…
Bazen kıyıda köşede rastladığım illüstrasyonlar çok hoşuma gidiyor. Çoğunu da saklıyorum aslında, gün gelir de lazım olur diye. Keşke hepsini sizlerle paylaşabilsem ama bazı özel olanları görünce anılar canlanıyor, hikayeler yerlerinden çıkıyor ve o anılar bir bakmışsınız kelimelere, sonra satırlara ve nihayetinde bir yazıya dönüşebiliyor. Aşağıdaki illüstrasyonlar ise tek bir hikayeyi temsil ediyordu, o da 2014 Dünya Kupası yarı finallerini. O halde...
Üzerinden tam 1 yıl geçti ama hafızalardaki yeri hala sağlam. Evsahibi Brezilya, ikinci kez düzenlediği kupada kolay geçen grup maçlarının ardından yarı finale gelen yolda kendisine komşu olan Şili ve Kolombiya maçlarında çok zorlandı ve şansının da yardımıyla kendisini Final Four denilen o çetin yola attı. Hem de nasıl bir atma o? Sonradan "keşke atmasaydık da en azından çeyrek finalde elenseydik" dedikleri eşleşmede rakipleri Almanlardı. 40 yılda bir eşine rastlanacak, mağlup takımın futbolcularını sokağa dahi çıkartamayacak, hatta insana yüz kızartıcı suç işleme muamelesi yaptıracak o tarihi maçta Sambacılar, kendi taraftarı önünde Almanlara 7-1 yenilince adeta yer yerinden oynadı. Bir de üzerine 'Dünya Kupaları tarihinin en golcü futbolcusu' ünvanını maçtan önce elinde bulunduran Ronaldo'nun da rekoru geçildi ve Klose kariyerinin son büyük organizasyonunda bu rekoru eline aldı. Scolari'nin öğrencileri travmatik ve bir o kadar da psikolojk yıkım veren maçın ardından oynadığı üçüncülük maçında da bu defa Hollanda karşısında (3-0) rezil oldular. Turnuvanın genç ve parlaması beklenen yıldızı Neymar ise ardı ardına gelen başarısız sonuçlarla arada kaynadı. Mümkünse Almanlar, Brezilyalılar ile yakın tarihte bir maç daha yapmasalar iyi olacaktı. Lakin bu utanç vesikasını İtalya maçında Chiellini'nin omzunu ısıran Suarez bile örtemeyecekti.
Diğer dev yarı final eşleşmesinde ise büyüleyici kariyerinde Copa America ile beraber en büyük eksikliğinden biri Dünya Kupası Şampiyonluğu olan Messi'nin Arjantin'i, Robben'in komutasındaki Hollanda ile kozlarını paylaşıyordu. Uluslararası arenadaki tek temsilcimiz Cüneyt Çakır'ın kariyer maçını yönettiği karşılaşmada 120 dakika boyunca kontrolü elinde bulunduran iki takım gol atma başarısı gösteremeyince iş penaltılara kalmıştı. Vlaar ve Sneijder'in kaçırdığı penaltılar Messi ve arkadaşlarını finale taşırken mağlubiyete en çok da Hollanda'nın en iyisi Robben üzülüyordu. Portakallar için tek teselli ise Brezilya karşısında rahatlıkla aldıkları 3-0'lık galibiyet ve Dünya 3.lüğü makamıydı. Tangocular ve özellikle Messi artık tarihi bir eşiğe gelmişti. Tarih kitapları bu maçla beraber değişebilirdi...
Arjantin'de Messi'den sonraki en büyük kilit oyuncu Di Maria sakattı ve geçmişte birçok yıldız futbolcunun başına gelen talihsizliği yaşayıp tarihi finali kaçıracaktı. Bu Almanlar için gayet iyi bir haberdi. Messi her zamankinden daha ekstra bir performans göstermek zorunda kalacaktı, tıkır tıkır işleyen Alman savunması karşısında. Almanlar, finale gelene kadar oynadıkları 6 maçın 90 dakikalarında sadece 3 gol yemişlerdi. Hem sadece Messi değildi kupayı isteyen. Almanlar da bu zamana kadar hiçbir Avrupa ülkesinin kazanamadığı Güney Amerika'da şampiyon olmak istiyordu.
Almanlar, turnuva takımı apoletini tüm dünyaya tekrar hatırlattığı maçta Götze'nin uzatma dakikalarında attığı mükemmel golle Arjantin'lileri üzüyor ve tam 24 yıl aradan sonra Panzerleri Dünyanın en büyüğü yapıyordu. Messi'ye ayıp olmasın diye 'Altın Top' ödülü verilirken, son 10 yılın tartışmasız bir numarası Neuer ise 'kupanın en iyi kalecisi' seçiliyordu. Klose tarihe altın harflerle geçerken, Joachim Löw de kupanın getirisi ile '2014'ün en başarılı teknik direktörü' ödülünü alarak haklı gururu yaşıyordu. Messi "umutlar 2018 Dünya Kupası" diyordu ama aradan geçen bir yıl içinde kariyerine öyle bir Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu sıkıştırıyordu ki, oynadığı ve oynattığı futbolla Barcelona'ya 1 değil 2 değil tam 3 kupa birden kazandırıyordu. Messi Dünya Kupası almasa da artık çoğu futbolsever için dünyanın gelmiş geçmiş en iyisiydi... ************************ Bizde 2014 Dünya Kupası üzerine yazı çok. Okumak isteyenler için :
2014 Dünya Kupası değerlendirme yazısı... http://serdarilefutbol.blogspot.com.tr/2014/07/2014-dunya-kupas-degerlendirme-yazs.html