Tarihi rezillik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarihi rezillik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2015 Perşembe

'Utanç Vesikası' : Brezilya 1-7 Almanya

2014 Dünya Kupası'nın en unutulmaz olayı şüphesiz evsahibi Brezilya'nın ilk 30 dakikasında 5 gol yediği maçta Almanlara 7-1 yenilmesiydi. 2 güçlü futbol ülkesinin karşılaştığı bu unutulmaz maçı resmen ağzımız açık şekilde izlemiş ve neredeyse 40 yılda bir eşine rastlayacağımız türden bir maça tanıklık etmiştik. Turnuvaya Fred, Julio Cesar ve Jo gibi basiretsiz isimleri çağırıp; Kaka, Ronaldinho, Filipe Luis, Miranda, Lucas Moura gibi isimleri dahil etmeyip risk alan Scolari'nin aldığı 'ah'lar belki de kariyerinin en acı mağlubiyetini almasında direkt etkili oldu.

O zamanki kadro ve teknik direktör Scolari'nin yaşadığı beyin sarsıntısı öyle kolay geçmedi. Aylarca o maç dillendirildi, masaya yatırıldı. Türlü şekillerde sosyal medyada resmedildi, dalgası geçildi. Aklıma 1994 Dünya Kupası'nda kendi kalesine gol attığı için taraftarlar tarafından öldürülen Andres Escobar geldi de, Allahtan Brezilyalılar buna benzer kötü bir girişimde bulunmadı. Brezilyalılar bu maç için Mineiraço yani "küçük felaket" deyimini kullandılar kullanmasına ama gerçekte bu başlı başına kocaman bir felaketti...


Yarı finaldeki 7-1'lik utanç vesikası; Dünya Kupalarının en golcü apoletli Brezilya'sının (221) artık bu ünvanı Almanlara (223) devretmesi sonucunu da beraberinde getirdi. Aynı zamanda Miroslav Klose attığı gol sonrası, Dünya Kupaları tarihinde Brezilyalı Ronaldo'yu geçerek 'en golcü' ünvanının da sahibi oldu ve Brezilyalıları başka bir alanda daha hayal kırıklığına uğrattı. Belki de bir devrin sonuydu bu maç. Artık dünyanın yeni 1 numarası Almanlardı ve bunu tüm Brezilyalılar da artık kabullenmiş gözüküyordu.

2002'de takımının başında Dünya Kupası'nı kazanan Luiz Felipe Scolari, "hayatımın en kötü günü" dediği 7-1'lik maçın bir hafta sonrasında yani 15 Temmuz 2014'te görevi bıraktı bırakmasına ama bu maç kadrodaki herkesin siciline, CV'sine silinmeyecek şekilde kazındı. Brezilya Milli Takımı artık ne zaman Almanya ile karşılaşacak olsa bu hatırlamak istemeyecekleri maç, yüzlerine tokat gibi vurulacak, anılar tekrar canlanacaktı. Bu utanç verici mağlubiyeti ancak belki Almanlar karşısında alınacak farklı bir skor biraz yumuşatabilir ama ona da Almanlar izin verir mi? İşte orası çok zor...

Evet, tarih kitapları bu maçı asla unutmayacak. Brezilyalıları futboldan soğutan, Brezilyalıları tabiri caizse yerin dibine iteleyen o efsane maçta Brezilya'nın 23 kişilik kadrosunu da arşivlerde saklamak adına fotoğrafları ile afişe etmek ise benim görevim olsa gerek :)


8 Mayıs 2014 tarihinde Brezilya aday kadrosu belli olduğunda yazdığım yazı... 

14 Temmuz 2014 tarihinde yazdığım 2014 Dünya Kupası değerlendirme yazısı...

23 Eylül 2013 Pazartesi

'Tarihi Rezillik' : Beşiktaş - Galatasaray

Terim mi kazandı? Bilic mi ikram etti?

Sonuca göre konuşacaksak;
G.Saray mı çok iyi oynadı? Beşiktaş mı çok kötü oynadı?

Drogba mı 2 gol attı? Yoksa Beşiktaş 2 golü de kendi kalesine mi attı?

Fırat Aydınus, "Ben Beşiktaşlı olabilirim ama bir de maçı izleyin" mesajı mı vermek istedi? Yoksa maçı hakkıyla mı yönetti?

Adı "Melo" diye okunan ama akla her defasında futbolcudan başka birşey gelen kişiyi mi konuşalım? Yoksa kendisini Beşiktaşlı diye yutturan provakatörlerin kepazeliklerini mi?

Hala Olimpiyat rüyasını ve diğer uluslararası organizasyonların hayalini mi kuralım? Yoksa "bizden bir b.k olmaz" deyip gerçeği mi masaya yatıralım?

Gelen seyirci ile Türkiye'nin en çok seyircili 3 maçından biri olan maça "Tarihi, efsane maç" diye mi manşet atalım? Yoksa "Rezillik ve kepazelikte son nokta" başlığını mı not düşelim?

Futbolun içindeki siyaseti mi konuşalım? Yoksa siyasetin içindeki futbolu mu?

Bir asırlık kulübün acımasızca, suçu olmadığı halde alacağı birkaç maçlık seyircisiz maç cezasını mı konuşalım? Yoksa kale direklerinin önünde dahi hatıra fotoğrafı çektirmek rahatlığını yaşayan sözüm ona kendisini taraftar zanneden insan benzeri yaratıkları mı?

"Başarılı giden bir takımın önü ancak böyle hunharca kesilebilirdi" diye bir ayrıntıyı mı ekleyelim? Yoksa yine 'komplo teorisi' deyip konuyu tartışmadan geçiştirelim mi?

5 oyuncusunun atıldığı Samsunspor maçında dahi sahaya inmeyen taraftarın maça inmesi mi daha düşündürücü? Yoksa gol atma şansının yüksek olduğu bir frikik öncesinde sahaya inme cesaretini (aptallığını) gösterenlerin vahim tablosu mu?

Biz en iyisi birşey konuşmayalım ve susalım. Susmak, belki de ilk defa şu an anlamlı olacak. Hatta üzerine hala toz konduramadığımız marka ligimizi de bir süre erteleyelim. Ne kaybedeceğiz ki? Geçen 2 yılda neler kaybettik, bunu da telafi ederiz nasıl olsa. Bir rezilliğimizi daha geçiştirmeyelim.

Yol yakınken TFF olarak istifa edelim, 'bizden bu kadar' deyip gerçeği kabul edelim. İlk defa hayırlı bir iş için temiz bir beyaz sayfa açalım...

Bir treni daha kaçırmayalım, belki de bu son şansımız, yol yakınken sağduyulu düşünüp aklı selim kararlar alalım, ortamı germeyelim, futbolu biraz rahat bırakalım...

twitter.com/serdarsozkesen

SON 1 AYDA EN ÇOK OKUNANLAR