Sampras etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sampras etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2017 Çarşamba

Tenis tarihinin en iyileri

Tenis sporunu tüm dünyaya sevdiren en ünlü tenisçileri, hoş bir müzik eşliğinde hatırlamak ister misiniz? Gözlerinizden bir film şeridi gibi geçecek olan fotoğraflarla ilgili mutlaka hatırlamak isteyeceğiniz anılarınız da olacaktır.

Videomuzda kimler yok ki? Yakın dönemin tenisçilerinden Federer, Nadal, Djokovic, Murray, Wawrinka, Serena, Sharapova, Hingis gibi isimlerin yanı sıra biraz daha eski dönemden Sampras, Becker, Graf, Seles gibi efsane isimler var. Daha da eskilere gittiğimizde ise Lendl, Evert, Navratilova gibi unutulmaz isimler bizleri karşılayacak.

Hazırsanız turumuza başlayalım.


Bu arada videoyu izledikten sonra kanalıma da abone olmayı unutmayın...

13 Şubat 2017 Pazartesi

Federer, 18 ve birkaç şey...


Tarihler 8 Temmuz 2012'yi gösterdiğinde Wimbledon'da 17.Grand Slam şampiyonluğuna erişen Federer, 31 yaşındaydı. 2017 Ocak ayında, yani tam 4,5 sene sonra Avustralya Açık'ta bir kez daha mutlu sona ulaştığında ise yıllardır süre gelen 'be18ive' tarihe karışmış, ekselansları 35,5 yaşında rekorunu bir sayı daha geliştirmişti. Hatta kendi deyimiyle "en anlamlı" şampiyonluğunu elde etmişti. Hayranları boş durur mu, hemen 'be19ive' etiketli paylaşımlara çoktan başladılar bile. Sonuçta 6 aylık zor bir sakatlığın ardından kortlara bir Grand Slam turnuvası ile dönmek, Nishikori ve Wawrinka gibi zor raketlerle 5'er setlik mücadeleler karşısında dahi vücut olarak üst seviyede reaksiyon göstermek ve sonunda finale yükselebilmek. What a final? diyenleri duyar gibiyim. Nadal, Federer'in 19 yıllık tenis kariyerinde en çok zorlandığı ve istatistiklerde en boynu bükük olduğu raket. Belki de iki efsane raketi son kez finalde görebileceğimiz anları iyi değerlendirmek ve tarihe sonuna kadar tanıklık etme adına biz ekran başındaydık ama ruhumuz, beynimiz hep Melbourne'deydi. Nadal'ın da eski şaşalı dönemlerine geri dönmek adına kazanması ve kendine güveni tekrar aşılaması gerekiyordu. Federer, 5.sete giden efsane maçta kazanan taraf olduğunda tenis sporundaki GOAT (Greatest Of All Time) tabiri, bu kez iyiden iyiye herkesin gönlüne kazınıyordu. Bu geri dönüşü, yani 4,5 yıl sonra bir Grand Slam kazanmayı ancak ve ancak tenisin en özel kişileri yada diğer anlamıyla tenisin en iyisi başarabilirdi belki de. Federer, maç önünde ve sonrasında ezeli rakibi Nadal'ın sonuna kadar hakkını veriyor ve bir kez daha şampiyonlukları ile elde ettiği sevgi ve saygıyı; ahlaklı ve mütevazi bir sporcu argümanları ile birleştirerek, rekabetin kelime anlamını gerçek manada tüm dünyaya öğretiyordu.

Federer'in 18.Grand Slam şampiyonluğu; teniste "Open Era", yani 'açık dönem' denilen 1968 ve sonrasında iki Grand Slam şampiyonluğu arasındaki en uzun zaman dilimlerinden biri oldu. 4,5 yıl aradan sonra bir Grand Slam kazanmanın onurunu yaşayan Federer'den önce hemen hemen aynı tecrübeyi yaşayan raketler ise 1975'te Arthur Ashe, 1996'da Boris Becker ve 2005'te Marat Safin. Bu raketler arasında sıralamadaki en büyük fark ise Federer'in bunu daha geç yaşta yapması oldu. Ashe 32, Becker 28 ve Safin ise 24 yaşında bu zaferlere ulaştılar. 'İki Grand Slam şampiyonluğu arası' mevzuunda günümüz raketlerinde Murray, geçen sene Wimbledon şampiyonluğu ile 3 yıllık Grand Slam açlığını giderirken; Djokovic 2011 Avustralya Açık'ta elde ettiği şampiyonlukla o da 3 yıl sonra yine aynı topraklarda bir Grand Slam şampiyonluğu yaşama başarısı göstermişti. Rafael Nadal ise en son kazandığı 2014 Roland Garros'tan bu yana bir Grand Slam kazanamıyor ve bu yıl 'ikinci evi' olan Roland Garros'ta kazanırsa 3 yıllık suskunluğunu bozmuş olacak.


2016 Wimbledon sonrası sakatlık sebebiyle sezonun geri kalanında maça çıkmayan Federer, geçen sezon sadece 7 turnuvaya katılabilmiş ve hiçbir şampiyonluk kazanamamıştı. 2016'da kariyer sezonunu geçiren Murray 17, dünya 2 numarası Djokovic yine 17, Wawrinka 21, Raonic 19, Nishikori 20, Nadal ise 16 turnuvada mücadele etmişti. 2017 Avustralya Açık şampiyonluğu başta Federer olmak üzere tüm dünyadaki tenis severler için büyük bir sürpriz olsa da işin içinde Federer olunca aslında her şeye biraz daha hazırlıklı olmamız gerektiğini bir kez daha görmüş olduk. Finalde FEDAL olunca da hafızalardan silinmeyecek bir sonu izlemiş olduk. 



İlk Grand Slam şampiyonluğuna, Nadal (19), Djokovic (21) gibi isimlerin aksine Federer, daha geç (22 yaş) ulaşsa da onun tenisi neredeyse tek başına domine etmesi ile (2004 - 2009) şimdilerde kırılması oldukça zor bir sayıya (18) ulaştı. 18 belki de bir gün kırılacaktır bilinmez ama tenis sporuna onun kadar derin etki bırakabilecek birisi olacak mı, işte orası muamma.

Federer'in Avustralya Açık zaferi ve Nadal'ın yıllar sonra dönüşü aynı zamanda modern teniste bir başka olguyu bizlere yansıtıyor. Daha önceki dönemlerde Grand Slam'lerde rekabetin boyutu daha geniş ve şampiyon isimlerin sayıları daha fazla iken, özellikle 2000 yılından bu yana rekabetin boyu da, genişliği de bir hayli kısaldı. 2005 yılından günümüze olan Grand Slam şampiyonluklarının % 80'in de ise sadece 3 ismin adı geçiyor : Federer, Nadal ve Djokovic. Bu 3 isim, belki de tenis tarihinin en iyi üç ismi. O yüzden izlemeye ve büyük bir tarihe tanıklık etmeye devam!

1 Aralık 2016 Perşembe

2001 - 2016 ATP Grand Slam Champions



Bir takvim yılı içerisinde tüm Grand Slam'leri kazanan, yani "takvim slami" yapan yok. Fakat Federer, bir takvim yılı içerisinde; 2006, 2007 ve 2009'da tüm Grand Slam'lerde final oynadı ve 12'de 8 şampiyonluk çıkardı. Bunu başaran diğer tenisçi ise 2015 yılındaki performansıyla Djokovic oldu, 4'te 3 şampiyonluk kazandı. Bir takvim yılı içerisindeki 4 finalin 3'ünde boy gösterenler ise; Djokovic (2011, 2012, 2013, 2016), Federer (2004, 2008), Nadal (2010, 2011) ve Murray (2016). Aktif tenisçiler arasında final / şampiyonluk başarı oranlarında ise Nadal, % 70 ile en ön sırada. Wawrinka ise bu kategoride tam bir istisna. Çünkü rakiplerine nazaran çok çok az sayıda final oynadı ve tamamını kazandı (3'te 3). Efsane tenisçi Pete Sampras ise kariyerindeki % 78'lik ortalamasıyla sanırım bu alanda daima zirvede olacak.

Tablolar ortada. 2017 yılı Murray - Djokovic ekseninde geçmesi mümkün. Peki bu ikili arasına kim yada kimler sızacak? İşte en merak ettiğimiz konu da bu. Kariyerinin sonunda Federer'den daha fazla Grand Slam finali oynama şansını bulabileceğini düşündüğüm Djokovic, bakalım 2017 yılı sonunda şampiyonluk sayısında Federer'e ne kadar daha yaklaşabilecek? Nadal, son bir sıçrama yapmak için pusuda. Federer ise son kez bir Grand Slam kazanmanın hedefinde. 

Bu arada Nadal bugün (05.12.2016) şunları söyledi : "Bu dönem iki iyi neslin bir araya geldiği bir geçiş dönemi. Federer, Murray, Djokovic ile muhteşem şeyler yaptık." Kesinlikle haklı. 2003 Temmuz'undan, 2016 sonuna kadar oynanan 54 Grand Slamin (108 finalist) 79'unda bu büyük 4 tenisçinin imzası yer aldı ki, bu da % 73 demek.

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Yaşlandıkça Gençleşebilmek...

“Gençlik bir hayat devresi değil, bir akıl halidir.

Yıllar cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh buruşur.

İnsan kendine olan güveni kadar genç,

Kuşkusu kadar yaşlı,

Cesareti kadar genç,

Korkuları kadar yaşlı,

Umudu kadar genç,

Bezginliği kadar yaşlıdır.

Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.

İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir.

Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe, beyni yeni şeyler keşfettikçe, herkes gençtir.

İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar,

Halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.

İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.”

W.E.Gladstone S.Ullman'ın şiirlerinden... ***

........................

Bu sözler sanki, tenisin yaşayan efsanesi Roger Federer için söylenmiş gibi. 'Yıllanmış şarap' tanımlamasının neredeyse tam karşılığı olan İsviçreli raket, Djokovic'e karşı son kaybettiği Wimbledon finalinden sonra dahi "hala başarıya açım" diyerek tenisi yakın zamanda bırakmaya niyeti olmadığını herkese gösterdi. O hala cesaretli, o hala umutlu, o hala idealist ve o hala genç. Federer an itibariyle 34 yaşında. Peki onu son 10 yılda en çok zorlayan Nadal (29) ve Djokovic (28), Federer gibi misal 33 yaşından sonra hala Wimbledon'da finaller görebilecekler mi ya da hala vücut olarak bu kadar fit olabilecekler mi? Ya da daha bir genelleme yaparsak herhangi bir Grand Slam finali oynayabilecekler mi? Açıkçası buna çok emin değilim...

Asaletin, kalitenin ve rekorların tek adresi Federer, çim kortların tartışmasız en iyisi. 34 yaşında hala Wimbledon finali oynamanın tek bir açıklaması olabilir; o da onun büyük bir lider olması. Daha doğrusu liderliğin onun üzerinde resmedilmesi. Zaten tarihte en çok Grand Slam kazanması (26 final 17 şampiyonluk) da onu diğerlerinden kalın bir çizgiyle ayırmaya yetiyor. Bu alanda onu en çok zorlayacak isim ise kanımca en yakın takipçisi Nadal (14) değil, son yılların terminatörü Novak Djokovic (9) olacak. Sırp tenisçi inanılmaz formda ve karşısına kim gelirse gelsin ezip geçiyor. Kariyerinin tek eksiği Roland Garros'u bir gün mutlaka kazanmasını beklediğim Novak, önümüzdeki 3 yıla daha tek başına damga vurmaya devam edecektir. (An itibariyle son 20 Grand Slam'in 15'inde final oynadı). Fizik gücünü akıl ve yeteneğiyle birleştiren Djokovic'in ardından gelecek genç nesilin de bir hayli kötü olması onun kariyeri boyunca en az 15 Grand Slam şampiyonluğunu göreceğini işaret ediyor. Bu alanda Nadal'ın bitmek bilmeyen sakatlıkları sonrası bir türlü form tutturamaması da Sırp tenisçinin işini bir hayli kolaylaştırıyor. Peki Djokovic'i kim durdurabilir? Murray, Wawrinka ya da sürpriz bir isim mi? Hayır hayır inanın çok zor. Terminatör durmayacaktır...

Tekrar gelelim tenis tarihinin yaşayan efsanesine... Federer, Wimbledon ve Amerika Açık'ı 5'er kez üstüste kazanarak belki de kimselerin kazanamayacağı muazzam bir istatistiğe sahip. Wimbledon'da ise toplamda 10 kez final oynayıp 7 kez mutlu sona ulaştı. (2 Djokovic - 1 Nadal) Bu sene yolu İstanbul'dan da geçti ve gelmişken bir kupa da burada kazandı. 291 ile en fazla Grand Slam maçı kazanan yine o (en yakın aktif tenisçi Djokovic - 200). Federer'e "çim kortların efendisi" derken kendisi gibi bir diğer efsane tenisçi Pete Sampras da Wimbledon'u 7 kez kazanmış fakat aynı başarıyı toprakta gösterememiştir. Sampras kariyeri boyunca 14 Grand Slam kazanmasına rağmen Roland Garros'ta bir kez dahi şampiyon olamamıştır. Federer ise 5 kez final oynamasına rağmen bu alanda sadece 1 kez mutlu sona ulaştı. Kalan 4 finalde de malum toprağın efendisi Nadal'a boyun eğdi... Çimde iyi olan toprakta kötü, toprakta iyi olan (Nadal - Fransa Açık 9) çimde kötü (Nadal - Wimbledon 2) anlayacağınız.

Federer'i gelmiş geçmiş en büyük tenisçi yapan sadece yukarıda anlattıklarım değil, rakipleri ile olan maçlarında onu izleyenlere daima en iyi olanın kazandığına inandırması. Yani Federer, misal Djokovic gibi, hatta bir dönem Nadal gibi rakiplerini korkutarak, baskı altına alarak değil, daima 'iyi' oynayarak yeniyor. Sadece iyi oynamakla kalmıyor tenisin görsel yanına da çok güzel dokundurmalar yapıyor. Sempatikliği, korttaki duruşu, seyircilerle olan iletişimi ile her daim tenis sporunun 2000'li yıllarda yaptığı büyük atağın en büyük patronu...


Onu anlatmak için satırlar yetmez. Tek bildiğim; onun asla yaşlanmadığı, dünyanın neresine giderse gitsin herkes tarafından çok sevildiği ve ondan tek istediğim; gözlerindeki başarıya aç ifadenin asla bitmemesi...

SON 1 AYDA EN ÇOK OKUNANLAR