efsane tenisçiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
efsane tenisçiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2017 Çarşamba

Nadal - Federer H2H / Toplam 38 maç

Tenis tarihinin en özel iki sporcusu olan Nadal ile Federer arasında oynanan 38 maçın son sayıları ile muazzam bir nostaljiye hazır mısınız?

Nadal 23 - 15 Federer (30.10.2017 tarihi itibariyle)

Nadal, ezeli rakibi Federer'e üç defa 5'er kez üst üste galibiyet alırken, ikilinin son 5 karşılaşmasında ise gülen taraf Federer oldu. Toprak zeminde 13-2 ile Nadal tarafından tek taraflı bir rekabet sağlanırken; çimde 2-1, sert zeminde de Federer'in 11-9'luk üstünlüğü rakamlara yansımış durumda.

Nadal, elde ettiği 23 galibiyetin 14 tanesini finalde (6'sı Grand Slam) kazanırken, Federer ise 15 galibiyetin 10'unu final maçlarında  (3'ü Grand Slam) elde etti. Grand Slam'lerdeki karşılaşmalarında Nadal'ın 9-3'lük üstünlüğü göz alıcı. ATP Finallerinde ise 4-1'le Federer önde. Sert zemin malum ikiye ayrılıyor. İndoor olarak bilinen üstü kapalı sert zeminlerde 6-1 Federer, outdoor olarak bilinen üstü açık sert zeminlerde ise 8-5'lik Nadal üstünlüğü bulunuyor.

Umarız 38 olan toplam maç sayıları, 40'ı geçer de bu büyük iki efsaneyi birkaç maç daha kortun iki yarısında beraber izleriz.


Avustralya Açık Nadal   3-1 Federer
Roland Garros   Nadal   5-0 Federer
Wimbledon       Federer 2-1 Nadal   

ATP Finals      Federer 4-1 Nadal

İndian Wells    Federer 2-1 Nadal
Miami Open      Nadal   2-2 Federer
Monte Carlo     Nadal   3-0 Federer
Madrid Open     Nadal   2-1 Federer
Roma Open       Nadal   2-0 Federer
Cincinnati      Nadal   1-0 Federer
Shanghai        Federer 1-0 Nadal

Hamburg         Nadal   1-1 Federer
Dubai           Nadal   1-0 Federer
Basel           Federer 1-0 Nadal



25 Eylül 2017 Pazartesi

Fedal Cup 2017

22-24 Eylül tarihlerinde Prag'da izlediğimiz adıyla 'Laver Cup', tenisi gerçekten seven ve tutku ile takip eden bizlere muazzam bir görsel şölen yaşattı. Özellikle tenis tarihinin iki dev ismini çiftler kategorisinde ilk kez buluşturan bu organizasyonda Federer ve Nadal'ın 40 yıllık arkadaş, dostmuşcasına birbirlerine destek oluşları, şakalaşmaları, birbirlerine bakışları ve çiftler maçında da sanki daha önce birçok kez beraber oynamışcasına birbirlerini tamamlamaları, uyumları gerçekten de inanılmazdı.

Sizleri bilmem ama ben açıkçası  3 gün boyunca 'Laver Cup' değil de, bildiğimiz 'Fedal Cup' izledim. Birbirlerine yaptıkları jestler, sanki çocukluk arkadaşlarıymış gibi birbirlerine sevgi ve saygı ile yaklaşmaları, tüm bunları yaparken yapmacılıktan uzak ve fazlasıyla keyif aldıkları bir turnuva izlettirdiklerini söyleyebilirim. Aldıkları her sayı, siyah kortun içerisinde her santimetredeki varlıkları, silüetleri hem orada canlı izleyenleri, hem de biz ekran başındakileri mest etti. Yaklaşık 13-14 yıldır birbirlerine rakip olmalarına rağmen bu üç günde başta, Grand Slam şampiyonluğu konusunda bir hayli önemli rekabette olduklarını dahi asla hatırlamayan, o an tüm istatistiki bilgileri ve verileri belleklerinden atan, birbirlerinin ne kadar büyük sporcular olduklarını bilen ve aldıkları keyfi, tüm izleyenlere sonuna kadar hissettiren tenisin bayrak adamlarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Bu büyük organizasyonu geç de olsa bizlere yaşatan, emeği geçen herkese kocaman TEŞEKKÜRLER...

Fedal, maçlarını oynamak dışında ek olarak tecrübeleri ve müthiş oyun bilgileriyle takımlarındaki diğer tenisçilere de maçları içerisinde taktikler vererek hem yanlarında olarak destek oldu, hem de varlıkları ile diğer on tenisçiye de ilham oldular.
Üç günde yanılmıyorsam toplamda 12 maç oynandı ama aklımda en çok kalan Federer ile Nadal'ın beraber oynadığı çiftler maçı ve üçüncü günün sonunda Federer'in Kyrgios'u yenip, Avrupa takımını şampiyon yaptıktan sonra Nadal'ın koşarak Federer'in kucağına zıpladığı an kaldı. Yan yana her geldiklerinde tenis dergilerine, sitelerine muhteşem malzeme çıkartan, her konuştuklarında birinci sayfa manşeti olacak derecede samimi ifadeler veren bu ikilinin tenis sporuna kattıkları değer ve bu sporu futbol ve basketbolun hemen ardından dünya genelinde üçüncü sıraya yerleştirdiklerini de eklemeden geçemeyeceğim.

Fedal Cup, pardon 'Laver Cup', önümüzdeki yıl Chicago'da düzenlenecek. Her şeyin ilki güzel olur derler ama 2018 Laver Cup'u şimdiden iple çekiyoruz desek yeridir :) Sağlıklı olurlarsa eğer önümüzdeki sene şu isimleri turnuvada görebiliriz :

Avrupa : Nadal, Federer, Djokovic, Murray, Wawrinka ve Zverev. Yedek oyuncu Thiem

Dünya : Raonic, Del Potro, Nishikori, Kyrgios, Sock ve Isner. Yedek oyuncu Shapovalov. 

Son olarak; umarım bu güzel iki tenis efsanesinin 'fan'ları da artık biraz daha ılımlı yorumlar ve davranışlar gösterir ve Federer'siz Nadal, Nadal'sız bir Federer'in tenis sporunu ne kadar eksik bırakacağını düşünerek birlik ve beraberlik içinde olurlar. Çünkü onların milyonlara verdikleri mesaj çok net :

"Biz bu sporu çok seviyoruz, tutku ve büyük bir hırsla bağlıyız  ama birbirimizi de çok seviyor ve büyük bir saygı duyuyoruz..."

Kapanışı, tekrar tekrar baktıkça sizleri iyi hissettirecek karelerle yapalım... 

12 Haziran 2017 Pazartesi

Federer & Nadal 2017

2017 yılı tenis dünyasında acayip fantastik başladı. Tarihin en özel 2 oyuncusunun küllerinden yeniden doğuşunu seyretmek inanılmaz keyifliydi. "Sakatlandılar, eskisi gibi olamazlar, yaşlandılar, gençlere ayak uyduramazlar" safsatalarının sadece kuru gürültüden ibaret olduğunu cümle aleme gösterdiler. Bir nevi akıl tutulması yaşattılar herkese. Tarih yapraklarını 10 sene geriye alıp, tarihi tekrar yazmak için anlaşmışcasına inanılmaz bir karakter ortaya koydular. Tüm bunları yaparlarken neden tenis tarihinin en çok sevilen iki sporcusu olduklarını yeniden hatırlattılar.

Sezonun yarısının ilk çeyreğini Federer domine etti, ikinci çeyreğini ise Nadal. Bu bir rüya olmalı belki de. Düşünsenize biri 36 yaşında, diğeri 31. Onlarca başarılı tenisçinin dur diyemediği iki büyük winner, iki büyük sporcudan söz ediyoruz. Onların yeri kolay kolay dolmayacak. Yeni jenerasyonun hali ortada. Tam birileri artık yükselmeye başlıyor diyoruz ki, duvara tosluyorlar. Yine de çok haksızlık etmeyelim, içlerinden birkaçı direnmeye çalışıyor, iyi işler çıkarmak için elinden geleni yapıyor ama şimdilik biraz daha beklemeleri gerekiyor yada var olan potansiyellerine level attırmak zorundalar. 

Federer 2017'de bir Grand Slam, iki Masters1000 şampiyonluğu kazandı. Üç farklı Grand Slam'i en az 5 kere kazanan ilk raket ünvanını aldı. Avustralya Açık'ı, İndian Wells'i ve Miami'yi 35,5 yaşında kazanırken "ben hala ölmedim" mesajını verdi. Nadal ise abisinden devraldığı bayrakla o da bir Grand Slam,iki Masters1000 şampiyonluğu kazandı. Monte Carlo, Madrid ve Roland Garros'ta zirveye ulaşıp toprakta 'triple double' yaparken Monte Carlo ve Roland Garros'u 10'ar kez kazanıp 'La Decima' dedi. Şüphesiz eşi benzeri olmayan bu toprak performansına tarihte başka bir tenisçinin erişmesi neredeyse imkansız.

Önümüzde şimdi çim sezonu var. Federer, uğruna toprak sezonunu pas geçtiği, özlemini kurduğu 8.Wimbledon şampiyonluğuna ulaşmanın peşinde olacak. Tek dezavantajı 3 aydır tenis oynamaması gözükse de katılacağı 2 turnuva ile Londra'da yine en önemli şampiyonluk adaylarından biri olacaktır. Nadal sezonun geri kalanında katılacağı her turnuvanın neredeyse en baş favorileri arasında yer alacak. Çünkü kazandıkça ritmi arttı, kendine güveni en üst noktaya ulaştı ve 'doyumsuz' karakteri ile de daha fazlasını yapacağının sinyallerini eşe dosta verdi bile.

Wimbledon finalinde, gönül ister ki Avustralya Açık'ta olduğu gibi Federer - Nadal ikilisini görmek ama zaman ve şartlar neyi getirip götürecek, hep beraber göreceğiz. Siz siz olun, bu iki büyük tenisçinin oynadıkları maçları asla kaçırmayın, birbirinizle dalaş etmeyin ve oynanan oyunları zevk almak için, mutlu olmak için izleyin...

14 Eylül 2016 Çarşamba

Federer'in 'Mercedes' Reklamı

Federer'in tenis tarihinin en iyisi olduğu gerçeği hala gün gibi ortada. Bunu tüm tenis otoriteleri, eski ünlü tenisçiler ve tüm dünyadaki taraftarların büyük çoğunluğu kabul ediyor. Bu yazı yazılana kadar da onu geçebilmesi en muhtemel kişi olan Novak Djokovic, Grand Slam'ler özelinde Federer karşısında 17-12 geride bulunuyor. 'Gelmiş geçmiş en iyi tenisçi' söz dizesi sadece kişinin en çok Grand Slam kazanması ile alakalı değildir ve olamaz da. Seyirci üzerindeki enerji ve etkisi, tenis sporuna kattığı anlam ve getirdiği yenilikler gibi donelerle biraz daha açabiliriz bu konuyu. Federer, komple bir sporcu kimliğiyle; dominant özelliği, fiziki görünüm, jest mimikler, kort içinde ve dışındaki asil duruş ve vuruş teknikleri gibi daha birçok silahı ile tenisin tüm dünyada izlenebilirlik ve saygınlığını en üst seviyeye taşıyan bir raket. İşte bu yüzden komple bir sporcu ve muhtemelen sadece tenis sporunun değil gelmiş geçmiş en büyük sporculardan birisi.

Federer'in 2016 yılının ne kadar kabus bir şekilde geçtiğini belirtmemize sanırım gerek yok. Diz sakatlığı sonrası neredeyse sezonun yarısından fazlasında kortlara giremeyen, girdiği maçlarda da ilk 10'daki hiçbir tenisçi karşısında galibiyet alamayan, Fransa ve ABD gibi iki büyük Grand Slam'i kaçıran bir Federer izlemek zorunda kaldık. "Tekrar dönebilir mi?" sorularının her an akılların köşesinde olduğu ve çoğu insanın bu soruyu cevaplamak istemediği bir ortamda kendisi, birkaç yıl daha tenis oynamak istediğini belirterek hayranlarını ve sevenlerini bir an olsun rahatlattı. 

Federer, uluslararası bir marka. Kariyeri boyunca yaptıkları, yaşattıkları ile kimselere mazhar olmayan 'elit' bir yıldız kümesi gibi. Her insan gibi o da fani sonuçta fakat ondaki yetenek, estetik, karizma, winner vb. ne derseniz deyin (ben kısaca 'ışık' diyorum) sanki diğer tenisçilerde yok. Bazı tenisçilerde hepsinden biraz var ama ondaki ışık herkeslerden farklı. Bu 'ışık' mevzuu sadece birkaç sporcuda var. Misal ilk aklıma gelenlerden; Michael Jordan'da, Muhammed Ali'de, Usain Bolt'ta, Michael Phelps'de var. Bu 'ışık' her fanide olduğu gibi Federer'de de birgün nihayete erecek ve son bulacak. Bunu nasıl kabul edeceğiz? Nasıl alışacağız bilmem ama bu gerçekle karşı karşıya geleceğimiz günler oldukça yakın artık.



Gelelim Federer'in bundan yaklaşık olarak 3 hafta önce oynadığı reklam filmine. Mercedes markası böylesine efsanevi raket için öyle bir reklam ve konu bulmuş ki, bunun için Federer'i çok iyi tanımak ve analiz etmek gerekiyor. Bu konuda Mercedes, Federer'e bir anlamda hakkını vermiş ve izleyicinin kafasına kazımak istediği "Yıllar geçtikçe eskimeyecek" sloganını oldukça başarılı bir şekilde Federer üzerinden gerçek hayata yansıtmış. Sizler de videoyu izlerken fazlasıyla kahkaha atacağınıza eminim. Siyah beyaz olarak haber yapılan bir bantta; Federer elinde tahta bir raket, üzerinde örgüden bir kazak ile karşımıza çıkıyor ve bir 'dük' ile tokalaşıyor. Ardından efsane raket Rod Laver ile maç yapıyor. Sonrasında çok kazanan bir tenisçi olduğu için üstü açık kırmızı bir araba ile Eyfel Kulesi'nin önünde sarışın güzel bir bayanla geziyor. Bir diğer efsane raket John McEnroe'yi anımsatan korttaki hırçın halleri ile bizleri şaşırtmaya devam ediyor. O dönemin objelerinden olsa gerek, çıplak fotoğrafları da es geçmiyor tabii ki.

Reklamda Federer'in yıllar geçtikçe her devirde tenis oynadığı ve asla modası geçmeyen adam imajı vurgulanırken; bunu biraz abartı ile birleştirip işin mizahına kaçıyorlar. Çünkü Mercedes alan insanlar, günlük modanın değil, bir geleneğin parçası olduklarına inanmak istiyorlar ve bu konuda bu reklam, tam da hedefini vuruyor açıkçası. Federer'in kendine has bilgelik kokan gülümsemesi, zarafeti ve klası ise gözlerden kaçmıyor ki, piyasa değerinin sonsuza dek süreceği gerçeği net bir şekilde ekranlara yansıtılıyor.

"Dönemler başlar ve biter. Ancak Federer, her zaman Federer olarak kalacak ve bir Mercedes her zaman güzel görünecek..."



Federer, sadece tenis tarihinin en iyisi değil, daha da fazlası. O, sporun bir insana verdiği kendini aşma potansiyelinin yaşayan bir simgesi artık... 

SON 1 AYDA EN ÇOK OKUNANLAR