Hakan Şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hakan Şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2017 Cumartesi

18.06.2002 İtalya - Güney Kore

Japonya / Güney Kore ortak yapımı 2002 Dünya Kupası İtalya için, özellikle de takımın ağır abileri için güzel başlamıştı ki, son 16 turunda Ekvador'lu hakem Moreno Byron ve yardımcıları sahne alıp her şeyi berbat edene kadar. Byron'un o gün verdiği kararlar, futbolun en büyük organizasyonuna yakışmayacak düzeydeydi ve sonuçta İtalya'nın elenmesine sebebiyet vermişti. Karşılaşmaya o zamanki klasik savunma tertibi ile başlayan Trapattoni'nin öğrencileri ilk yarıdan Vieri ile golü bulunca skoru korumaya kalktı. Kore'lilerin evlerine dönmeye niyetleri yoktu ve tabelayı değiştirmek için yaptıkları baskı ise muazzamdı. 88'e kadar 1-0 önde olan Gök Mavililer, o dakikada gol yiyince maç uzatmalara kaldı. 103'te Totti ceza alanında sağ çaprazda düşürülünce herkes hakemden penaltı kararını beklerken, Ekvadorlu olay yerine hızlıca koşarak geldi ve sol üst cebinden çıkardığı sarı kartını Totti'ye çıkardı. İlk yarıdan da kartı bulunan Francesco oyundan atıldı. Kenarda Trapattoni yerinde duramıyor, önüne gelene bağırıp çağırıyordu. Bir pozisyon ancak bu kadar yanlı(ş) yorumlanabilirdi.
Ekvador'lu hakem Moreno Byron, Totti'ye ikinci sarı kartını çıkarıyor.
İtalya buna rağmen ev sahibi Güney Kore karşısında birkaç dakika sonra önemli bir pozisyon daha buldu. Tommasi, Vieri'nin ara pası ile kaleci ile karşı karşıya kalıp, onu da geçip boş kaleye topu yuvarlayacakken bu defa da yan hakem ofsayt bayrağını kaldırmaz mı? Artık bizlerde ekran başında hakemlerin ev sahibi Güney Kore'nin kazanması için programlandığını düşünmeye başlamıştık. İki büyük hata sonrasında Güney Kore 117'de o dönem İtalya'da kiralık olarak Perugia forması giyen Ahn'ın kafa vuruşu ile golü atınca (altın gol uygulaması olduğu için maç bitti) film tamamen koptu ve Çizme halkı derin bir yasa boğulup evine dönmek zorunda kaldı. Hiddink'in Güney Kore'si çeyrek finalde bir diğer dev ülke İspanyollarla eşleşmiş, büyük bir sürprize imza atarak (yine şaibeli kararlar vardı) 120 dakikada 0-0'ı koruyup penaltılarla rakibini elemişti. Yarı finalde Almanlara da uzun süre dayanmalarına rağmen Ballack'ın golüne engel olamadılar ve elendiler. Üçüncülük maçında ise kupa tarihinin en erken golünü Hakan Şükür'ün attığı maçta onları 3-2 yenmiş, Şenol Güneş yönetimi ile Dünya Kupası tarihimizin en büyük başarısını tarihe yazdırmıştık.




33 yaşındaki Moreno Byron ise daha sonra ülkesinde yönettiği bir maçı gereksiz yere 13 dakika uzatarak 3-2 mağlup olan takımın maçı 4-3 yenmesine ön ayak olmuş ve akabinde federasyonu tarafından tam 20 maç ile cezalandırılmıştı. Zaten sonrasında hekemliği bırakma kararı aldı ve unutulup gitti. Olan, son dönemlerin belki de en güçlü İtalya'sına olmuştu. 30 yaşının üzerinde sadece kaptan Maldini (34) bulunan İtalya'da; Buffon (24), Cannavaro (29), Nesta (26), Zambrotta (25), Tommasi (28), Pirlo (23), Totti (26), Vieri (29), Del Piero (28) ve İnzaghi (29) gibi en olgun çağlarında futbolcular vardı. Hırslı İtalyanlar, 4 sene sonra bu defa Almanya'da düzenlenen 2006 Dünya Kupası'nda finalde Fransa'yı efsane maç sonrasında penaltılarla yenip şampiyon olacak, Ekvador'a da selamlarını yollayacaktı...

2 Haziran 2015 Salı

Milli Takım Golcüleri


Milli Takım golcüsü olmak başka bir zanaat. Herkes golcü olabilir ama Milli Takım golcüsü olamaz. Son 20 yıla baktığımızda Milli formayla 50 golün üzerinde atabilen golcü sayısının ne kadar azaldığını görüyoruz. Hakan Şükür gibi bir efsane golcünün ardından onun attığı gol sayısına yaklaşabilen bile çıkmazken, Klose gibi bir efsanenin de 'Dünya Kupası tarihinin en golcü ismi' olması bir yana toplamdaki attığı gol sayısına şapka çıkarmamak elde değil.

Ülkesindeki iç savaş sebebiyle Macaristan Milli Takımı formasını sadece 11 yıl giymek zorunda kalan efsane golcü Ferenc Puskas 84 golü (85 maçta) attığında sadece 29 yaşındaydı. Çok kısa zamanda böyle bir istatistiği bir daha hiçbir golcü yakalayamadı. Günümüzde aktif futbolcuları da düşünürsek Cristiano Ronaldo gibi bir futbolcunun birkaç yıl içerisinde daha üst sıralara tırmanacağını kestirmek zor olmasa gerek. Gerçi liste sadece Avrupa Kıtası golcülerinden oluşuyor. Tüm dünya genelinde ise Messi, şu aralar (Mayıs 2015) 45 rakamında. Bir diğer efsane golcü Pele ise 77 golle tüm zamanların en golcü ikinci futbolcusu. Brezilyalı Ronaldo ise 62 golle yine üst sıraların müdavimlerinden. 65 gollü Drogba da Afrika'nın en iyisi konumunda.

Kulüp golcülüğünün Milli Takım golcülüğüyle arasında o kadar fark var ki, bu farkın önemli temsilcilerinden misal Raul Gonzalez, van Nistelrooy, Andriy Shevchenko, Alessandro Del Piero gibi üst düzey birçok futbolcu Milli Takımlarda 50 sayısına dahi ulaşamadılar. 50 rakamını 'ha geçti geçecek' Rooney, van Persie ise sırada bekliyorlar...



Soru 1 :
Cristiano Ronaldo, Milli Takımlar düzeyinde efsane golcü Puskas'ı geçip tüm zamanların en çok gol atan futbolcusu olabilir mi?

Soru 2 :
Hakan Şükür'ü geçecek bir golcümüz olabilecek mi?

Soru 3 :
Listede (50 golün üzerinde atanlar) neden bir İtalyan, İngiliz ya da Hollandalı yok?

Soru 4 :
Aktif futbolcular arasında Zlatan, Robbie Keane'i geçebilir mi?

Soru 5 :
Listeye olmayan sürpriz bir ismin zirveye çıkma ihtimali nedir?

24 Nisan 2014 Perşembe

Tüm Zamanların En İyi 200 Futbolcusu


2 video ve tam 200 futbolcu... Hiç bitmesini istemeyeceğiniz tam bir görsel şölen... Aklınıza hangi futbolcu geliyorsa o mutlaka bu videolarda var... Neden Sabri yok demeyin de :)

Dünya futboluna damga vurmuş 200 futbolcunun birbiri ardına gelen yüzlerini bu denli birleştirmek akıl işi...

İşin ilginç tarafı bir futbolcunun yüzünü gördüğünüzde sonra hangi futbolcunun suratının geleceğini az çok tahmin edebiliyorsunuz. O yüzden yüz kombinleri ve sırası gayet başarılı olmuş. Örneğin Ronaldinho'dan Hakan Şükür'e ve Litmanen'den Kaka'ya geçiş çok iyi :)

Ben çok beğendim ve sizlerin de görmesini istedim...





twitter.com/serdarsozkesen

SON 1 AYDA EN ÇOK OKUNANLAR