Dünyanın en iyi futbolcuları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünyanın en iyi futbolcuları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2015 Perşembe

Arşivimden Çıkanlar

Benim için futbolun altın çağı (doğal olarak dünya gözüyle gördüğüm) 1990 ile 2005 yılları arası. O yıllardaki futbolcular şimdilerden çok daha doğal, hormonsuz, teknik, yaratıcı ve etik olarak da çok iyi insanlardı özlerinde. Bir çırpıda sayacağım; Brezilyalı Ronaldo, Shevchenko, Nistelrooy, Beckham, Zidane, Batistuta, Ronaldinho, Rivaldo, Raul, Gerrard, Nesta, Lampard, Lehmann, Ortega, Maldini, Kahn, Morientes, Seedorf, Cafu, Vieira, Makaay, Trezeguet, Davids, Crespo, Vieri, Barthez, İnzaghi, Cannavaro, Elber, Riquelme, Zanetti, Effenberg, Del Piero, Thuram, Aimar, Mendieta ve buraya yazmadığım onlarcası...

Bu altın jenerasyonu unutturmama ve gençlere de örnek olması açısından onların birkaç fotoğrafını paylaşıp geçmişe bir gidelim diyorum. Birkaç teknik adamı da ekledim bu arada. Belki beğenirsiniz, belki anılarız depreşir. O zaman başlayalım hemen...

Paolo Maldini & Roberto Baggio 1996
Jens Lehmann & Oliver Bierhoff - Milan 1998


















Mario Basler & Stefan Effenberg - 1998 Bayern Münih
Zidane & Cannavaro 2006 Dünya Kupası
Beckham orta Nistelrooy goolll
İniesta & Guardiola - Sene en az 95-96

















Amuneke & Seedorf & Guardiola - El Clasico 1997
Diego Maradona & Genç Maldini 1990
Souness & Sir Alex Ferguson

Arsene Wenger & Jurgen Klinsmann - Monaco 1994
Roberto Mancini & Ronaldo 1997
Riquelme & Tevez - Boca Juniors


Desailly & Vieira - Milan 1996


















Solskjaer & Veron & Keane - Manchester Unıted 2002
Buffon & Baggio 2003
Maldini & Genç Ronaldo 2007


















Oliver Kahn & Effenberg 2001



To be continued...

1 Nisan 2015 Çarşamba

Son 10 yılın En İyileri...


Son 10 yılın en iyi futbolcuları tartışmasız onlar... Evet çok sayıda yıldız futbolcu sayabilirsiniz ama onların yetenekleri, büyüleri, teknikleri herkesten farklıydı ve saha içinde yaptıklarını kimseler yapamadı...

Futbolun son 10 yıldaki kareasıdır; Lionel Messi, Cristiano Ronaldo, Arjen Robben ve Zlatan İbrahimovic...

En kritik anlarda sorumluluk alanlar, en fantastik golleri atanlar hep onlar oldu. Futbolu sevdiren, insanları TV başına hapseden, tribünlerin adeta taparcasına sevdikleri kusursuz 4 futbolcu...

Her birinin kariyerleri roman olur, bir gün olacaktır da...

İyi ki varsınız beyler, iyi ki sizi izleyen şanslı insanlardanız...

24 Nisan 2014 Perşembe

Tüm Zamanların En İyi 200 Futbolcusu


2 video ve tam 200 futbolcu... Hiç bitmesini istemeyeceğiniz tam bir görsel şölen... Aklınıza hangi futbolcu geliyorsa o mutlaka bu videolarda var... Neden Sabri yok demeyin de :)

Dünya futboluna damga vurmuş 200 futbolcunun birbiri ardına gelen yüzlerini bu denli birleştirmek akıl işi...

İşin ilginç tarafı bir futbolcunun yüzünü gördüğünüzde sonra hangi futbolcunun suratının geleceğini az çok tahmin edebiliyorsunuz. O yüzden yüz kombinleri ve sırası gayet başarılı olmuş. Örneğin Ronaldinho'dan Hakan Şükür'e ve Litmanen'den Kaka'ya geçiş çok iyi :)

Ben çok beğendim ve sizlerin de görmesini istedim...





twitter.com/serdarsozkesen

17 Ocak 2014 Cuma

Maradona mı Messi mi?


Baba ve oğulun hikayesi gibiler. İkisi de sol ayaklı ve ikisi de 10 numara...

"Kim daha iyi" tartışmasına girmeyeceğim bile...

Sadece bir saniye bile gözlerinizi kırpmadan izleyeceğinize inandığım bir video ile sizleri başbaşa bırakacağım...

Sizler de "kim daha iyi?" "Messi, Dünya Kupası kaldıramazsa en iyisi olamaz", "Maradona zamanı ile Messi zamanındaki futbol aynı değil" ya da "Messi'yi Messi yapan Barcelona, 'en iyi' olmak için başka bir takıma gitmeli" gibi tartışmalara hiç girmeyin ve bu iki dünya yıldızı, iki futbol efsanesinin müthiş çalımlarına, hızlarına ve hünerlerine şahit olun...

Şimdiden iyi seyirler...



Hem siz bakmayın Messi'nin ha bire "Maradona golü" attığına... 
Maradona bir başkaydı :))

twitter.com/serdarsozkesen

10 Ocak 2014 Cuma

Ballon d'Or Adayım : FerraRibery

Onu tanıyanlar lakabını da bilirler. Bir Ferrari kadar hızlıdır sol kanatta. Bayern Münih'in son 4 yılda 3 kez Şampiyonlar Ligi Finali oynaması, tüm kupalara ambargo koyması ve geçmişteki itibarını kazanmasında başrol oynayan belki de 1 numaralı aktör Franck Ribery...

Barcelona'nın orantısız gücüne başkaldırıp, hegomanyalarına son verip Bayern Münih'i dünyanın yeni süper gücü yapan başkahraman. Sahada ayak basmadık yer bırakmayan inatçı ve yetenekli Fransız... Ofansif kanat oyuncularının Robben ile beraber belki de en iyisi...

Galatasaray'ın tarihinin en büyük hatasını yaptığı, şimdilerin güçlü bir FIFA Ballon d'Or adayı... Evet, Ronaldo ile beraber 2013 yılı için en favori 2 adaydan biri ve kulübü ile Avrupa'da ve Dünya'da alınabilecek tüm kupaları kaldırdığını düşündüğümüzde bu ödülün de baş muhatabı olması gerektiği gerçeğini de kesinlikle söylememiz şart...

Belki Messi ve Ronaldo kadar golcülüğü ve yeteneği en üst seviyede değil ama hırsı, mücadele azmi, kaptanlığı, profesyonelliği, yaptığı sayısız asisti, sürati ile birleştirdiği oyun zekası ile dünyanın en yetenekli 10 futbolcusundan biri ve kariyerinin en iyi yılını yaşadığı 2013 yılının da (22 gol, 18 asist) bence en iyi futbolcusu FerraRibery'dir...

Ayrıca Ribery'i kariyer olarak zirvede tutan baş etken olan Jupp Heynckes'e de hakkını vermemiz şart. Şüphesiz o, 2013'ün en iyi teknik direktörüydü...

Onun tüm hünerlerini göreceğiniz aşağıdaki muazzam videoyu izleyin ve kendisine bir kez daha hayran olun...

Videoya uzun demeyin, zaman zaten su gibi akacak :) İyi seyirler...



twitter.com/serdarsozkesen

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Şampiyonlar Ligi'ni Kim Kazanır?


Kadroyu yazıyorum, iyi okuyun ve not alın. Maç için ilk 11'im şöyle, pardon :) 
11 yıldızı yazıyorum :

Bayern Münih
Dortmund
Barcelona
Real Madrid
Chelsea
Manc. Unıted
Manc. City
PSG
Juventus
Milan
Napoli

Bu listenin üzerine hemen kritik soruyu soruyorum?
2013-2014 sezonunda Şampiyonlar Ligi Şampiyonu kim olacak?

Elbette şimdiden kestirilmesi zor hatta çok zor bir tahmin... Yukarıdaki tüm takımlar, muazzam rakamları gözlerini kırpmadan harcadılar bu yaz... Tek tek yazmaya gerek yok, alınan futbolcular ve imzalanan bedeller öyle böyle değil... Hatta sizler bu yazıyı okurken dahi yine milyonlarca eurolara transferlere devam etmeleri muhtemel...


Kendi adıma konuşmam gerekirse, hiç bu kadar favorisi bol bir Şampiyonlar Ligi görmemiştim... ve hiç bu kadar yıldız futbolcuyu aynı anda izleme fırsatımız da sanırım olmamıştı... Şampiyonlar Ligi tarihinin belki de en muazzam maçlarını bu sezon izleyeceğiz... Futbolcular sahada tam anlamıyla YILDIZ SAVAŞLARI mücadelesi verirken bizler ise ekran başında hop oturup hop kalkacağız kesinlikle. Kazanan her halükarda yine bizler olacağız :))

Dünyanın en iyi futbolcuları ve yine dünyanın en iyi teknik direktörlerinin müthiş çarpışması için sizler de şimdiden yerlerinizi ayırtın. Böylesi inanın 40 yılda bir gelir...

Neden mi?


Özellikle 5-6 yıldan beri dünya futboluna kalın çizgiler çekerek altındakilere yüksekten bakan iki futbol sihirbazı olan Messi ve Ronaldo'yu artık daha az konuşuyoruz. Onlar hala ilk günkü gibi çok iyiler ama yeni yüzler görmek isteyen futbolseverler de doğal olarak diğer yıldız futbolculara da ağırlık vermeye başladılar. Hatta söz konusu bu 2 büyük yıldızın son 5 yılda hegomanya koydukları FIFA Ballon d'Or ödülünü de bu sezon devredeceklerini tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Özellikle geçen sezon Avrupa'da ve Almanya'da alınmadık kupa bırakmayan Bayern Münih'in pek kıymetli yıldızları Robben ve Ribery'den birinin bu büyük ödülü alacağını düşünüyorum.



Yeni yüzler demişken, yazmayayım dedim ama yazmak zorundayım :) Kariyerlerinde ilk defa bu dev platformda şans bularak potansiyellerini cümle aleme gösterme peşinde olacak başta Neymar olmak üzere Jovetic, Guidetti, Varela, Illarramendi, Sanogo, Aubameyang, Marquinhos, Llorente, Cabral gibi isimleri de mutlaka konuşuyor olacağız...

Bir de isimlerini bildiğimiz ama transfer oldukları daha büyük takımlarla adlarını daha bir hafızalara kazıyacak olan yıldız futbolcular da eminim ki manşetleri süsleyecekler. Bale, Schürrle, Cavani, Negredo, Alcantara, Götze, Mkhitaryan, Fernandinho, Navas, Isco gibi isimler şimdiden sırada bekliyorlar...


5 senenin ardından Şampiyonlar Ligi'ne kavuşan lejyonerimiz Arda Turan'a da Atletico Madrid formasıyla başarı dileklerimizi eksik etmiyoruz. Özellikle iyi anlaştığı partneri Falcao'nun transferinin ardından takımın en kilit futbolcusu rolünde olacak ve doğal olarak da sorumluluğu çok artacak...


Listede neden Türk takımı yok? Bunun cevabını zaten sizler benden daha iyi biliyorsunuz... Hemen hemen her sene şampiyonada 2-3 takım sivrilir ama önemli olan bu sivrilmeyi sürekli hale getirmek ve hatta bir basketbol tabiriyle Final Four yani yarı final rüyasıyla taçlandırmak lazım... Bu sene de yine Galatasaray ve devam edebilirse (içinde bulunduğu durum itibariyle) Fenerbahçe ile ilk 8 arasına katılmak istiyoruz ama bu sezon her zamankinden daha zor olacak, bu net bir GERÇEK...


Bayern Münih, Barcelona ve Real Madrid baş favoriler olarak gözükse de bu köprünün altından çok sular akar. Bir bakmışsınız geçen sene olduğu gibi Malaga ve G.Saray bir gelir, sizleri geçer de ağzınız açık kalır. 


"Burası Devler Ligi ve kimsenin kimseye acıması mümkün değil!"


twitter.com/serdarsozkesen

5 Ekim 2012 Cuma

"Hiçbirimiz Bir Messi Olamayız!"

Ryan Babel, geçen hafta FİFA'nın resmi sitesine verdiği röportajda "Bir futbolcunun en verimli çağı 25-29 yaş aralığıdır. Böyle bakınca bence henüz tam olarak kendimi kanıtlayamadım. Potansiyelimi gösteremedim. Hiçbirimiz bir Messi olamayız; istesek bile!" diyerek hala kendisinden umutlu olduğunu dile getirdi... Babel, futbolcu fabrikası Ajax'ın son yıllarda Avrupa futboluna sunduğu önemli isimlerdendi. Henüz 21 yaşındayken kendisini Ada'da bulan (11,5 milyon paund) ele avuca sığmaz yetenekli ve bir o kadar da sorumsuz futbolcu. Benitez'li Liverpool'da bir türlü dikiş tutturamayan yıldız isim, oynadığı oyun tarzı ile zaman zaman forvette, çoğu zaman ise kanatlarda görev aldı, saha içinde değil de genelde saha dışındaki davranışlarıyla daha çok gündemde kaldı.

Dönem dönem ülkemizden özellikle G.Saray'ın gündemine aldığı Hollandalı, kendisini Ada futbolundan uzaklaştıracak ve yeni heyecanlara yelken açmasını sağlayacak o hamleyi çok ilginçtir ki bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden yaptı. 9 Ocak 2011'de takımının M.Unıted ile oynadığı Federasyon Kupası maçından sonra twitter hesabından maçın hakemi Howard Webb'in MANU formasıyla çekilmiş (fotomontaj) resmini paylaşınca önce federasyon yetkilileri tarafından hakkında soruşturma başlatıldı ve ceza aldı, daha sonra da Liverpool kulübü yıldız oyuncuyu 25 Ocak'ta Hoffenheim'a (7 milyon euro) sattı...


Burada da uslu durmayan Babel, takımının 7-1 kaybettiği Bayern Münih maçı sonrası, "Oyunumu geliştirmek için bir iki şey yapmam gerektiğini düşünüyorum. Gerçi sıradan bir takımda potansiyelinize tam olarak erişmeniz çok zor" diyerek aynı zamanda takımında mutsuz olduğunu açıkça ortaya koydu. Evet Babel kesinlikle yetenekleri ve potansiyeli doğrultusunda Hoffenheim oyuncusu değildi, o daha büyük bir takımda kendisini tekrar ispatlamanın derdindeydi. Fakat istikrarsızlığı ve sorumsuzluğu her zaman yeteneklerinden önce anılıyordu. Hoffenheim'da geçirdiği 1,5 sezonda da ortaya hiçbir şey koyamayan Babel, bu sezon başında henüz 26 yaşındayken kendisini futbola başladığı Ajax'ta tekrar buldu. 



Tekrar dönelim, yazımızın başındaki Ryan Babel'in, kendi potansiyelini yeteri kadar gösteremediğinden yakınarak bir yerde kendisine yön haritası da çizmiş olduğu söyleme. Peki bu potansiyel için Ajax, doğru bir yer miydi? Yada Hollanda? Tabiki hayır. Eğer kendisinden beklenilen patlamayı gerçekleştirebilecek bir kafa yapısına ulaşır ve buna uygun bir takım seçerse, örneğin A.Madrid - Schalke - Lyon - Marsilya ve hatta tekrar Liverpool gibi takımlarda pekala kendisini kanıtlama şansını daha çok bulabilir. Daha da derine gidersek şu an Ajax'ta oynayacağına Türkiye'de 3 büyüklerde dahi oynasa hedeflerine daha yakın ulaşabilme imkanı şimdikinden daha fazla olabilirdi.

Benim asıl dikkatimi çeken önemli ayrıntı ise"Bir futbolcunun en verimli çağı 25-29 yaş aralığıdır." cümlesi oldu. Şahsi düşüncem burada kesinlikle haklı. Messi ve Ronaldo gibi fenomenleri bir kenara koyarsak eğer, oynadıkları zamanlarda dünyanın en iyi futbolcuları olarak gösterilen oyuncuların çoğunluğunun bu yaş aralığında patlama yaptıkları ve kariyerlerine çok önemli katkı yapan kupaları kazandıklarını görebiliyoruz. Ya da bu yaş aralığında büyük takımlara büyük paralarla transfer olduklarını net bir şekilde gözlemleyebiliyoruz. 

Misal; Zidane, 2001 yılında Juventus'tan Real Madrid'e rekor transfer bedeliyle hem de 29 yaşında geldi. Hem de ilk sezonunda Ş.Ligi şampiyonluğu yaşadı, en verimli olduğu 26-31 yaşları arasında 3 kez dünyanın en iyi futbolcusu seçildi Fransız efsanesi... Nistelrooy, 25 yaşında PSV'den M.Unıted gibi dev bir takıma geldi. 5 sezonda takımı adına toplam 139 gol kaydetti ve oynadığı dönemde dünyanın en iyi golcülerinden biri olarak anıldı. 30 yaşında Galacticos'a transfer olan Ruud, MANU ve Madrid ile gol krallığı ünvanlarına da ulaştı... Forlan, 22 yaşında M.Unıted'a transfer oldu ama yeteri kadar forma şansı bulamadı. Kariyerinin en büyük sıçramasını yapacağı takım olan Villarreal'e geldiğinde yaşı 25 idi. Sarı denizaltılarda muhteşem 3 sezon geçirdi, 28 yaşında A.Madrid'in yolunu tuttu. Orada da harika işler yaptı. 2 takımla da İspanya'da gol krallığı yaşadı...


Ronaldinho, 23 yaşında PSG'den Barcelona'ya geldi. İlk lig şampiyonluğunu ve Ş.Ligi şampiyonluklarını 25 yaşında gördü, Barcelona'nın 21.yüzyıla damga vurduğu total futbolun öncülerinden biri olarak tarihe geçti. Barcelona formasıyla 2 sezon üstüste dünyanın en iyisi seçildi... Eto'o, 23 yaşında tanıştığı Barcelona formasıyla inanılmaz işler yaptı, sayısız gol attı, 3 lig 2 Ş.Ligi şampiyonluğu yaşadı. 28 yaşında İtalyan devi İnter'e transfer oldu, sezonu 3 kupayla kapatıp efsane bir sezon geçirdi... Kaka, 22 yaşında geldiği Milan'da 25 yaşında kaldırdıkları Ş.Ligi şampiyonluğundan sonra aynı sene dünyanın en iyi fubolcusu ödülüne layık oldu... Örnekler bitmez, uzar gider. Kanaatimce Ryan Babel, kariyeri boyunca aslında en önemli artısını bu açıklamasında göstermiş. Şu anda da 26 yaşında olduğuna göre elini çabuk tutup, çok çalışıp kendisinden beklenilen patlamayı yapması ve hatta bu yolda Robben, van der Vaart, Sneijder, Kuyt gibi abilerini örnek alıp rüştünü tekrar ispatlaması gerekiyor. Yoksa o da yeterince parlayamadan sönen yıldızlar gibi tarihte sadece adıyla anılacak. Aquilani gibi, Ernesto Sosa gibi, Drenthe gibi, Capel gibi, Baptista gibi, Saviola gibi, hatta Reyes gibi...


İşte Ryan Babel'in 4 sezon kaldığı Liverpool kariyerinden muhteşem görüntüler...




twitter.com/serdarsozkesen

SON 1 AYDA EN ÇOK OKUNANLAR