Bu futbolcuyu hatırlıyor yada biliyorsan, Championship Manager oyununu bir zamanlar fazlasıyla oynamışsındır demektir. Özellikle oyunun dünya genelinde en efsane serisi olan CM 01-02'de Bosman kuralları gereği hemen 6 ay sonra kulübü Energie Cottbus'ta bedavaya alınabilen bu futbolcu, bir sezonda rahatlıkla 10 golün üzerine çıkıyor, bir o kadar da asist yapıyordu. Defansif ortasaha (DMC) olarak bilinen pozisyonda Vieira, Davids, Gattuso, Makalele, Roy Keane, Jeremies gibi elit isimlerin ardından tatlı sert futbolu ile 'orta siklet'in en iyilerinden biri olan Polonyalı Radoslaw Kaluzny, 1,5 yıl kaldığı Cottbus'tan sonra en büyük transferi olan Leverkusen'e imza attı. Bir Alman efsanesi olan Michael Ballack'ın Bayern Münih'e gitmesinden dolayı bir nevi o boşluğu Kaluzny ile doldurmak istedi Leverkusen.
Hırslı, inatçı, yenilgiyi asla kabul etmeyen oyun anlayışında; top kontrolü çok iyiydi ve uzaktan attığı sert şutları ile nam salmıştı. Nadiren de olsa, savunmanın göbeğinde de zaman zaman oynadı. 2002 Dünya Kupası'nda Milli Takımda 10 numaralı formanın sahibiydi, hem de takımda Olisadebe gibi bir yıldız olduğu halde. Leverkusen'de yaşadığı sakatlıklar onun bu kulüpte iki yılda sadece 12 maç oynamasını sağladı ve beklenen ayrılık sonrasında unutulup gidecek düzeyde ufak takımların formasını giymek zorunda kaldı. Yaşadığı uzun sakatlıklar, onun kariyerini fazlasıyla olumsuz etkiledi, eskisi gibi bir türlü olamadı ve gözden düştü. Ülkesinde 2010'da futbolu bıraktığında 36 yaşındaydı.
Radoslaw Kaluzny için kariyer maçı ise hat-trick yaptığı 7 Ekim 2000'deki Polonya - Belarus, Dünya Kupası grup elemeleri maçı olsa gerek...
Yeri geldiğinde küçük çaplı takımınıza büyük başarılar sığdırıp kariyerimize unutulmaz şampiyonluklar kazandıran takımınızın kilit oyuncularıydı onlar. Bundan tam 12 sene öncesinde hayatımıza hızlı bir giriş yapan ve bize muazzam başarılar ve heyecan kazandıran takımımızın, gerçek yaşamda çok az adı duyulmuş gizli kahramanları... 12 sene öncesinin gelecek vaad eden ya da parlaması beklenen yıldızlarıydı onlar... Şimdilerde ya ülkesindeki sıradan kulüplerde forma giyiyorlar ya da ülkesinden uzakta kuytu köşelerde forma bekliyorlar ya da futbolculuk kariyerlerini sonlandırmış da olabilirler...
Evet, artık onlarda yaşlandı... Kim mi onlar? Cm 01 - 02'nin gizli efsaneleri... İşte onlardan hatırlayabildiklerim...
Alonso Solis (35)... Sağ kanadın olağanüstü yeteneklisi, hız rekortmeni... En son 2012 yılında ülkesi Kosta Rika'nın Deportivo Saprissa takımında boy gösterdi... Isaac Okoronkwo (35)... Shakhtar Donetsk'in muhteşem 3'lüsünden (Aghahowa ve N'Diaye) savunmada her bölgede oynayan joker oyuncusu. 2-3 yıl içinde 30 milyon $'dan fazla ederi olan yıkılmaz bir kale... 2003'te gittiği Wolwerhampton takımında bir sene kaldıktan sonra 2013 Mayıs ayına kadar Rusya'da ufak takımlarda oynadı. Şimdilerde ne yaptığını bilen yok... Mark Kerr (31)... Ortasahada oyunu iki yönlü oynayabilen muazzam bir yetenek adayı idi. Daha 19 yaşında olmasına rağmen 25 yaşındaki gibi özellikleri ile çok kısa sürede oyunun en iyi 5 ortasaha oyuncusundan biri olacağına inanılan Kerr, iki yıllık Yunanistan macerası ile beraber kariyerinin geri kalanını ülkesi İskoçya'da sürdürüyor ve şimdilerde Partick Thistle takımında forma giyiyor... Franco Costanzo (32)... 2001 yılında Kahn ve Buffon'dan sonra kim gelir deseler ben hemen Costanzo derdim. 19 yaşında River Plate'deki özellikleri ve performansıyla aldığım her takımda bizzat denediğim ve muazzam işler çıkardığını gördüğüm yetenekli kaleci, Zuberbühler'den dolan boşluk üzerine geldiği Basel'de uzun yıllar forma giydikten sonra 2011 yılında yine efsane kaleci Nikopolidis'in yerine Olimpiakos'a transfer oldu. Şimdilerde ise Şili'nin Universidad Catolica takımında... David Prutton (32)... Defansın sağ beki ve defansif ortasaha gibi joker kıvamında oldukça iyi işler çıkaran ve kendisini transfer etmek için İngiliz 'dev'leri ile rekabete girdiğimiz yetenek. Nottingham Forest'te parlayan futbol yaşantısını Southampton, Leeds Unıted ve son olarak hala aktif futbol yaşantısına devam ettiği Sheffield Wednesday ile sürdüren Prutton, hala unutulmazlar arasında...
Stefan Selakovic (36)... 1,5 milyon $ civarı para ile satın alıp hemen 1 ay içerisinde 10 milyon $ ve yukarısına satılıp tamamen ticari olarak düşündüğüm bir forvet oyuncusuydu. Bir iki defa zorunluluktan oynatıp denediğimde ise muazzam işler yaptığına şahit olmuştum. Halmstad'da başladığı futbol yaşantısına şimdilerde hala bu takımda devam eden İsveç'li futbolcu, 4 sezon Herenveen, 7 sezon ise Göteborg forması da giydi...
Jonas Lunden (32)... Özellikle küçük takımlarda minimum bazda 20 gol atan ismi duyulmamış ama etkisi yüksek bir golcü. Ortasahanın sağ kanadında da iyi oynayan İsveçli, zamanla defans oynatılmaya başlanmıştır. Geçen sezona kadar Gais forması giyen futbolcunun şimdilerde nerede olduğunu bulamadım :) Sergey Nikiforenko (35)... Müthiş bir ofansif ortasaha, tam bir gol ve asist canavarı da diyebiliriz. Belarus'lu en 2012 yılına kadar Shakhtyor Soligorsk takımında görüldü, sonrasında haber alınamadı :) Andres D'Alessandro (32)... Forvet arkası ilk tercihlerimdendi. Sadece gücü yoktu, diğer her özelliği ise kendi gibi 10 numara. Avrupa'da seyyah gibi dolaştı, 2009 yılında geldiği İnternacional'de ise çok istikrarlı bir kariyeri var... Sebastian Battaglia (32)... Her yetenekli Arjantinli gibi Boca Juniors'da yıldızı parladıktan sonra Avrupa'nın yolunu tuttu. 2 yıllık kısa Villarreal macerası haricinde Boca takımında hala oynayan Battaglia, kulübünün en istikrarlı futbolcularından... Nicolas Medina (31)... Sunderland'in 2001 sezonundaki altın jenerasyonunun (Julio Arca, David Bellion, Thomas Sorensen) birkaç sezon sonra üst düzey kulüplere gitmesi beklenen defansif ortahası... Patrick Vieira'nın yerine geçebilecek en güçlü adaylardan biriydi. Gittiği hiçbir takımda tutunamayan Medina, en son Peru'nun Union Comercio takımında forma giydi... Mikael Dorsin (32)... Defansın sağ tarafı için büyük takımların ilk birkaç sezon olmazsa olmaz yedek oyuncusu, 3 sene sonra ise değişmez tek adayı. Komple özellikleriyle Javier Zanetti'yi andıran İsveçli, 9 yıldır Rosenborg formasını fazlasıyla istikrarlı şekilde giymeye devam ediyor... Maxim Tsigalko (30)... Onun için ne desek az, tam bir EFSANE... Oyunun hilesi olarak da dillendirilen ve her CM severin en az bir kez denediği sıradışı forvet. İstatistik dinlemeyen, ezber bozan Belarus'un gözbebeği, oyun ile hiçbir zaman bağdaşmayan futbol yaşantısına nerede devam ettiği izine (!) rastlayamadım... Fernando Cavenaghi (30)... Futbolcu fabrikası olarak bilinen River Plate takımının kimseler bilmeden sadece CM'cilerin bildiği ve adını ilk kez 2004'te Spartak Moskova ile gerçek anlamda duyurmuş forvet oyuncusu. Bordeaux ile de başarılı işler yapan Tangocu, şimdilerde Meksika'nın Pashuca takımında... Maxi Lopez (29)... D'Alessandro, Costanzo, Cavenaghi ile beraber altın jenerasyonun önemli temsilcilerinden. River Plate'deki süper performansı onu Barcelona forması dahi giydirdi. 2009'dan bu yana İtalya'da ve Catania forması giyiyor... Ernesto Farias (33)... Çok iyi bir sağ forvet idi. Birkaç kez denedim, başarılı işler çıkardı. Forvetin sağ tarafında en az 20 gol kesin atıyordu. İleride Arjantin Milli takımının da oyuncuları arasına giriyordu. 3'er sezon oynadığı River Plate ve Porto'da fazlasıyla gol atan Farias, şimdilerde İndependiente takımında...
Suat Usta (31)... Türkiye Ligleri'ndeki yabancı futbolcu kısıtlaması nedeniyle herkesin aldığı müthiş Türk savunma oyuncusu. Alpay Özalan'ın tek varisi idi. Zaten 2002'de G.Saray ile sözleşme imzalamıştı. Sonrasında ise neredeyse her sezon farklı takım gezdi. En son geçen sezon 2.ligde Tepecikspor forması giydi... Tommy Smith (33)... Watford'da attığı gollerden sonra Sunderland ile Premier Lig tecrübesi de yaşayan İngiliz golcü, daha çok istikrarsız görüntüsüyle dikkat çekti. Oyun anlamında ufak takımlarda çok iyi işler yapardı. Şimdilerde Cardiff City forması giyiyor... Julius Aghahowa (31)... Tsigalko ne ise Aghahowa'da o idi. Daha 19 yaşında Totti özellikleri barındıran ve 2 sene içerisinde 100 milyon $ paralara satabildiğiniz, ortasaha ve forvetin her yerinde oynayan Afrikalı... Bir dönem Kayserispor forması da giyip, toplamda 6 gol atan ve bunların 4'ünü F.Bahçe'ye atan Nijeryalı, 1 yıldır hiçbir kulüpte forma giymiyor...
Gabriel Milito (33)... Sol ayaklı az bulunan defans oyuncularından biriydi. Aynı jenerasyondan Sebastian Mendez ile iyi bir ikili oluştururlardı. 4 sezon Barcelona'da zaman zaman forma giydi ve 2 yıldır futbola başladığı İndependiente'de forma giymeye devam ediyor... Kennedy Bakırcıoğlu (32)... Sergen Yalçın'dan sonra (oyun anlamında) Tuncay Şanlı ile beraber en iyi forvet arkası oyunculardan biriydi. Bir sezon boyunca sürekli oynattığınızda rahatlıkla 20 gol barajını geçip, 15 civarı asist yapabilecek düzeyde idi. Yunanistan, Hollanda, İspanya derken şimdilerde uzun yıllar formasını giydiği Hammarby takımında futbol yaşantısına devam ediyor. Ne acı ki, Türkiye'den yolu hiç geçmedi... .... ... .. . CM 01-02'de etkileyici bir kariyer hikayesi okumak için mutlaka ziyaret edin. Geniş fotoğraf albümü ile bir yıllık CM hikayesi... goo.gl/UzHW8R twitter.com/serdarsozkesen
Bugün gelin gündemdeki futbolu değil de hatıralardan bir demet yapalım ve çoğu futbolseverin henüz genç yaşlarda tanışmış olduğu efsane bir futbol oyunundan söz edelim...
Evet herşey 2001'in Kasım ayında başladı... O sıralar Edirne'de üniversite eğitimine devam ettiğim yıllarda bir internet kafede tanışmıştım o renkli oyunla... Heyecanla monitörüne baktığım kişiyi tanımıyordum ama oynadığı oyun fazlasıyla dikkatimi çekmişti. Evet adam resmen Galatasaray'ın teknik direktürü gibi davranıyor, oyuncu alıp, oyuncu satıyordu. Her maça değişik taktikler yapıyor, kaybedince çok sinirleniyordu. Bu oyun şüphesiz beni çok etkilemişti. Oyunun adını sordum heyecanlı bir ses tonuyla. "Championship Manager 01-02" dedi...
O günden sonra oyunu baya bir hatmedip, hangi oyuncuların gelecekte parladığını, oyun stratejilerini öğrenip, tatbik edip farklı takımlarla sayısız kupa kazandım. Nihayetinde oyunu İstanbul'da oturduğum yerdeki internet kafeye getirdim. İlk başlarda tabiiki insanlar tuhaf gözle karşıladılar ama sonrasında 1-2-3 kişi derken onlarca kişiye oyunu tanıtıp, iyi birer teknik direktör yaptım hepsini :)
İşin en ilginç ve dikkat çekici noktası ise, oyunu yapan kişilerin çok çok mükemmel bir şekilde futbolcu izleyip muhteşem öngörüş yetenekleriyle geleceğin yıldız oyuncu adaylarını ortaya çıkarmaları oldu. Ha, patlamaya yapamayıp elde patlayan yıldız adayları da olmadı mı, tabiiki oldu : Aghahowa, Tsigalko, Okoronkwo, Kerr vd... En basitinden şunu sorayım sizlere : Siz bundan 11 yıl önce Robben, Terry, Tevez, Mexes, J.Cole, Kallstrom, Aimar vd. gibi oyuncuların sadece bir kaç sezon sonra dünyanın en yetenekli futbolcuları arasında olacağını yada büyük kulüplere imza atacağını tahmin edebilir miydiniz?
Bundan tam 11 sene önce, geleceğin büyük yıldızları olacak yada büyük takımlara imza atacak yada 20'li yaşlarının başında fakat her daim adından söz ettirecek futbolcuların şimdilerde kariyerlerinin sonlarına yaklaştığını görüyoruz. Bende nacizane daha çok efsane oyun CM 2001'den tanıdığım - sevdiğim - hayran kaldığım ve hala aktif futbol yaşantılarına devam eden büyük futbolcuları sıraladım. Toplamda 22 oyuncu seçtim ve bununla beraber 2 takım oluşturdum. Seçimlerimi yaparken aktif profilleriyle beraber Avrupa'da futbol hayatlarına devam etme kıstaslarını ekledim. Açıkçası 22 oyuncuyu seçerken fazlasıyla zorlandım ve ortaya böyle bir tablo çıktı. Tabiiki herkesin seçimleri farklılık gösterebilir. Fakat bu veteran kadroyu hangi lige koyarsan koy, sanki şampiyonluğa oynar gibi görünüyor :) AS KADROM : 2000'li yılların efsane taktiği 4-4-2 ile mücadele edeceğiz...
Buffon 34 - Juventus
Carragher 34 - Liverpool Ferdinand 34 - M.Unıted Puyol 34 - Barcelona Zanetti 39 - İnter
Gigs 39 - M.Unıted Pirlo 33 - Juventus Van Bommel 35 - PSV Totti 36 - Roma
Milito 33 - İnter Klose 34 - Lazio YEDEK KADROM : Efsane hoca Capello'nun 4-4-2'si kolay kolay bozulmaz :)
Abbiati 35 - Milan
Yepes 36 - Milan Samuel 34 - İnter Gallas 35 - Tottenham Neville 35 - Everton
Scholes 38 - M.Unıted Lampard 34 - Chelsea Ambrosini 35 - Milan Aimar 33 - Benfica
Pizarro 34 - B.Münih Toni 35 - Fiorentina
CM 01-02'de etkileyici bir kariyer hikayesi okumak için mutlaka ziyaret edin. Geniş fotoğraf albümü ile bir yıllık CM hikayesi... goo.gl/UzHW8R twitter.com/serdarsozkesen