21 Kasım 2013 Perşembe

Ronaldo ve 2013 yılı...

Real Madrid formasıyla Cristiano Ronaldo'nun rüya gibi geçen 2013 yılının maç maç gol haritası... 

2013'ün bitmesine 1 ay daha olduğunu düşünürsek 'makina'nın daha çok çalışacağını ve rekorunu geliştireceğinden hiç şüphemiz yok... 

TAKİPÇİSİYİZ...


twitter.com/serdarsozkesen

15 Kasım 2013 Cuma

ZLATAN İBRAHİMOVİC...


Futbolun ele avuca sığmaz fantastik golcüsü Zlatan İbrahimovic (32), belki de kariyerinde görebileceği son Dünya Kupası için Portekiz ile oynayacakları play-off maçı ile ilgili çok net konuştu :

"Brezilya'daki taraftarların Ronaldo'dan daha çok beni görmeye ihtiyaçları var!!!"

.....

ve artık fitil ateşlendi...

2 bomba, 2 dünya yıldızı...

.. ve 1 kazanan olacak...

Kim Brezilya biletini alırsa alsın, umarım sonunda bu görüntü ile karşılaşırız :



twitter.com/serdarsozkesen

13 Kasım 2013 Çarşamba

Ronaldo ve diğerleri...

Avrupa'nın tüm önemli liglerine ara verilmiş durumda. Malum, Dünya Kupası'na katılmak için Avrupa'daki 8 milli takım birbirleriyle kıyasıya maç yapacak ve 4 tanesi daha Brezilya için biletini alacak. Kuşkusuz en büyük play off eşleşmesi Portekiz ile İsveç arasında olacak ve Ronaldo ve İbrahimovic'ten birisini Brezilya'da izleyememek bizler için çok çok kötü olacak...

Bu sezon gelinen noktada, 'kim en çok konuşuldu' ya da 'kim en formda' ya da 'kim en iyisi' diye soracak olsak herhalde hemen hemen her futbolsever hep bir ağızdan bir futbol fenomeni Cristiano Ronaldo'nun adını söyleyecek. Geçen sezonlara nazaran Real Madrid'in oynadığı futbol çoğu kimseyi tatmin etmese de bu olumsuzluğu bozan ve hatta bu noktada en çok eleştirilecek olan teknik direktörü Ancelotti'yi dahi rahatlatan sahadaki komutanın adı; CRİSTİANO RONALDO...

Bu sezon mutlaka Şampiyonlar Ligi'nin bir sezonda en çok gol atan futbolcusu ünvanını Messi'den (14) alacağını düşünüyorum. An itibariyle 4 maçta 8 golü bulunuyor. Ayrıca 2013 FIFA Ballon d'Or ödülü için de Ribery'nin bence en büyük rakibi durumunda.

Geçmiş iki sezondaki en büyük partneri Mesut Özil'i kaybetmesine rağmen profesyonelliği ve futbola olan azmiyle makina düzeninde "world class" bir performans sergiledi. 2013 yılı ve 2013-2014 sezonu onun için tam anlamıyla rüya gibi devam ederken gelin bu sezon onun ve Avrupa'nın en önemli takımlarındaki forvetlerin attıkları golleri karşılaştıralım ve "makina"ya hakkını verelim...



EK OLARAK : 
2013 Yılında 53 maçta 62 gol
Real Madrid kariyeri : 216 maç 225 gol

twitter.com/serdarsozkesen

12 Kasım 2013 Salı

Pirlo'yu Kim İstemez Ki?


David Sergio Trezeguet...

5 sezon Monaco ve sonrasında 10 sezon Juventus'un formasını başarı ile taşıyan eski unutulmaz forvetlerden... Monaco'da Thierry Henry ile olan muazzam uyumu ve attıkları gollerle biri Arsenal'in yolunu tutarken, Trezeguet ise Del Piero, Nedved, Buffon, Zambrotta, Cannavaro, Zidane, Vieira, Thuram, Salas, İbrahimovic, Davids ve şimdiki Juve teknik direktörü olan Antonio Conte gibi çok önemli isimlerle performans olarak zirve başarılar yakaladı. Juventus kulüp tarihinin en çok gol atan (171) yabancı futbolcusu oldu. Fransız Milli takımı ile 98'de Dünya Kupası ve 2000'de Avrupa Şampiyonlukları yaşadı. Avrupa Şampiyonu olurlarken, final maçında uzatmalara giden maçta İtalya ağlarına 81 km hızla gönderdiği altın gol (golden goal) ise hala akıllarda...


36 yaşında olmasına rağmen kariyerine hala Arjantin 1.lig takımlarından Newells Old Boys'da devam ediyor. Bir ara River Plate ile ikinci lige düşen deneyimli golcü, orada attığı gollerle takımını tekrar ait olduğu yere çıkarmıştı. Bu sezon başında ise River Plate teknik direktörü Ramon Diaz'ın kendisini istememesi üzerine geçen sezonun şampiyonu Newells'a 1 yıllığına kiralık olarak imza attı. An itibariyle 11 maçta attığı 5 gol ile eski A.Madrid'li - Liverpool'lu Maxi Rodriguez (6) ile beraber en golcü ikinci futbolcu. Ayrıca takımı ile beraber şu an 15 haftası geride kalan ligde liderler. Takımda herkesin tanıdığı eski MANU'lu, Real Madrid'li, PSG'li Gabriel Heinz da var, bunu da notlara ekleyelim...

Trezeguet'in geçenlerde verdiği bir röportaja takıldı gözlerim. Aslında iyi de denk geldi. Kariyerinin en verimli zamanlarını geçirdiği Juventus'ta ikinci lige düşmelerinden, oradaki tüm negatif durumlara rağmen azimle tekrar Serie A'ya çıkıp şampiyon olduklarından bahsetmiş. Bu sayede kulübe olan bağlılıklarının da çok geliştiğini ve her fırsatta da eski takımını takip ettiğini ve Torino şehrini de, ateşli taraftarlarını da özlediğini eklemiş. Hatta, eski kulübü Juventus ile şimdiki kulübü olan Newells'ın önümüzdeki sezon açılması beklenen Juventus'un yeni stadında bir dostluk maçı oynama fikrini de hayata geçirmek istiyor.

Şimdiki Juventus'u da değerlendirirken, Andrea Pirlo'ya da övgüleri ihmal etmeyen David, "onunla aynı zamanda oynamak benim için çok iyi bir kariyer" olurdu diyerek yıldız futbolcuya bu anlamda hakkını verdi. Tevez'in CV'sine İtalya'yı eklemesinin Juventus için muazzam bir transfer başarısı olduğunu da sözlerine ekleyen Arjantin asıllı Fransız golcü, Tevez'in oyun karakterini kendisine, Llorente'yi ise Del Piero'ya benzetmiş. Eski takımının özellikle Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmasını da herkesten çok istediğini söyleyip, teknik direktör Conte'nin taktik anlayışı ile Tevez'in özelliklerinin örtüştüğünü ve bunun takıma fazlasıyla olumlu yansıdığını belirtmiş.


Zaten kim Andrea Pirlo ile oynamak istemez ki? Tamam Del Piero muazzam bir oyuncuydu ama o da en az Trezeguet kadar golcü bir futbolcuydu. Burada David'in özellikle altını çizmek istediği konu sanırım, "Pirlo olsaydı daha çok gol atardım" düşüncesi olabilir. Sonuçta her santrfor; arkasında onu besleyen, sprint atacağı yerleri bilen, verkaçlarda uyumlu, göz göze geldiğinde dahi nereye hareket edeceğini tahmin eden bir ortasaha futbolcusunun varlığını ister. Günümüz futbolunda Pirlo, o eski 10 numara futbolcuların belki de kalan 3-5 temsilcisinden biri ve sahadaki enerjisi ile en az 2 yıl daha da bu kalitede futbol oynayacak gibi görünüyor.

Ek olarak; Pirlo'nun Juventus'a gelişinin ardından Arturo Vidal'ın performans + piyasa değerinin ne kadar arttığını ve Paul Pogba gibi genç bir futbolcuya da profesyonelliği ile çok iyi bir örnek teşkil ettiğini de belirtelim...

10 numara futbolcu tanımına denk getireceğimiz bir diğer günümüz temsilcisi de Wesley Sneijder. Alex de Souza da bu mevkiinin en kaliteli isimlerinden biriydi. Pirlo ise bambaşka bir oyuncu. Hani derler ya, yıllanmış şarap diye. Bu tanımlamanın futboldaki tam karşılığı adeta. Dünyanın sayılı frikik atan futbolcularından, takımının saha içindeki teknik direktörü, örnek bir profesyonel, tam bir duran top ustası, zor anlarda inisiyatif almaktan korkmayan, önündeki kaliteli forvetleri çok iyi besleyen bir asist canavarı. Yıllar ona çok şey kattı, oyunu 2 yönlü oynayan dünyanın en iyi 5 ortasahasından biri haline geldi. Milan'dan Serie A şampiyonu olarak ayrılan yıldız futbolcu Juventus'taki ilk 2 sezonunda da şampiyonluklar yaşadı...


İşte daha 8 Kasım tarihinde Napoli'ye attığı (adeta eliyle gönderdiği) fantastik frikik golü...

Trezeguet, haklı olarak Pirlo ile aynı anda oynayamamanın üzüntüsünü dile getirmiş. Futbolun cilvesi olarak Trezeguet, Juventus'la yollarını 2010 yılında ayırırken, Pirlo ise 2011 yılında Milan'dan ayrılarak Torino'nun yolunu tutuyordu. Kariyerinde 300 gole ulaşan unutulmaz forvet David Trezeguet belki de futbolu bıraktıktan sonra bir diğer efsane Pavel Nedved gibi Juventus kulübüne hizmete devam eder. Bunu da bize yine zaman gösterecek...

twitter.com/serdarsozkesen

11 Kasım 2013 Pazartesi

2013 FIFA Puskas Yılın Golü Adayları

2009'da Cristiano Ronaldo, 2010'da Hamit Altıntop, 2011'de Neymar ve geçtiğimiz sene, Fenerbahçe'li Miroslav Stoch'un bu prestijli ödülü almasından sonra bu sene de yine birbirinden güzel gollerin sahipleri bu ödülü almak için kıyasıya bir rekabete girecekler...

Ödül için herkes, 9 Aralık tarihine kadar internet üzerinden sadece 1 kez oy verme hakkının bulunduğu şu siteden kendilerince en beğendikleri gole oy verebilecekler. Ödül töreni ise 13 Ocak 2014'te düzenlenecek gala ile yapılacak...

http://www.fifa.com/ballondor/puskasaward/index.html

Kanımca Zlatan İbrahimovic'in İsveç forması ile İngiltere'ye attığı "tekvando golü" bu ödülün sahibi olacak ama diğer adayların gollerini de izleyip sonra karar verip oy kullanmak en doğrusu olacak. Ayrıca listede 2 tane bayan futbolcunun golü var...

O zaman buyrun efendim :)

1- Zlatan İbrahimovic - İngiltere'ye...

2- Panagiotis Kone - Napoli'ye...

3- Peter Ankersen - Aarhus'a...
4- Neymar - Japonya'ya...
5- Di Natale - Chievo'ya...
6- Lisa De VannaBoston Breakers'a...

7- Daniel Ludueña - Tigres'e...

8- Nemanja Matić - Porto'ya...


9- Juan Manuel Olivera - Sport Recife'ye...



10- Louisa Necib - St. Etienne'e... (Youtube videosu bulamadım, şimdilik bununla idare edin...)



twitter.com/serdarsozkesen

4 Kasım 2013 Pazartesi

Büyük Tutku : "Şampiyonlar Ligi"

Futbolun görsel tarafına da arada bir yer vermek lazım. Hep yazmak, istatistik eklemek, taktik - teknik analiz yapmak da bir yere kadar değil mi futbolseverler? 

Klişemizi yenelim ve ezberleri bozalım derim ben bugün... Gelin Şampiyonlar Ligi'nde geçen haftanın maçlarının en güzel karelerinden oluşan şu fotoğraflara bir göz atıp, bu haftanın havasına girelim. Kısa satırbaşları ile de programdaki öne çıkan maçları yorumlayalım hep beraber :))
Temsilcimiz için çok kritik bir viraj. Hatta 'viraj' kelimesi dahi bu maçın önemini tam yansıtmıyor. "Bir maçtan daha fazlası" derler ya, işte aynı böyle birşey. Yüksek konsantrasyon ile rakibin zaaflarını iyi değerlendirmek şart! Gruptan çıkabilmek için mutlaka kazanmak gerek, Sneijder ve Muslera olmasa da...

M.City, CSKA'yı Aguero ile Rusya'da geçmişti. İngiltere'de de geçerse grup ikinciliğini garantiye alacak. CSKA daha çok Manchester şehrini gezecek gibi görünüyor...

Geçen hafta Portekiz'den sürprize yakın bir skorla dönen Hulk'lu Zenit, Porto'yu yine geçerse grup ikinciliğini % 70 elde etmiş olacak. Porto ise 'ya tamam ya devam' maçına çıkacak. Seyir zevki yüksek bir maç bizleri bekliyor...


Avrupa'nın aktif futbolcuları arasında belki de en kaliteli santrforu Zlatan İbrahimovic... Anderlecht deplasmanında 4 gol atan İsveçli star, Paris'teki maçta da yine gollerini sıralayacak gibi görünüyor...
Guardiola ile var olan makine gücünü, olağanüstü pas trafiği ile bir kat daha arttıran Bawyeralılar, Plzen'i kendi mabedinde de rahatlıkla yenecek potansiyele sahip. Maçın kaç golle biteceğini ise yine Ribery ve arkadaşları belirleyecek...

Deplasman fakiri Ajax'ı müthiş seyircisi önünde deviren Celtic, bu defa Hollanda yolcusu olacak. Kazanırlarsa Milan'ı geçme şansları olacak. Kaybetmezlerse grup 3.lüğünü bir yerde ceplerine koyma şansını yakalayacaklar. Ajax ise mutlak kazanmak zorunda...

Geçen sene elde ettikleri Şampiyonlar Ligi Finali'nin hiçte rastlantı olmadığını tüm dünyaya gösteren Klopp'un Dortmund'u, Emirates Stadı'ndaki muazzam galibiyetleri üzerine bu defa 80.000 kişilik taraftarı önünde bir kez daha Arsenal'i yıkmak ve grup liderliği için 'büyük' bir aşama kaydetmek amacında. Arsenal ise en kötü ihtimalle beraberlik için sahada olacak...
İtalya'da çok da kötü bir sonuç elde etmeseler de Barca; Nou Camp'ta bu defa yarım kalan işi bitirecek gibi görünüyor. Serie A'da dahi tel tel dökülen Milan'ı minimum 2 farkla geçeceklerini kestirmek zor olmasa gerek...

Mourinho, Şampiyonlar Ligi adamıdır. Grup liderliğinden başka birşey düşünmez. Bayern, Dortmund, Real Madrid ve Barcelona gibi takımlarla eşleşip 2.turdan veda ederse ona çok koyar. O yüzden tek hedefi grup liderliği ve gruptaki en büyük rakibi olan Schalke karşısında da Londra'da çok açık favoriler...
2013 yılı onun için rüya gibi geçiyor. Sanırım 'altın kariyer' dedikleri şeyi o bu sene yaşıyor. Cristiano Ronaldo ve Real Madrid, bu defa Torino yolcusu. G.Saray'ın gruptan çıkması için Galacticos'un kazanmasını istiyoruz ama inatçı Juve ve rehavet içindeki Madrid'i görünce sanki biraz ibre Conte'nin öğrencilerine kaymıyor değil...
Bu sezon efsane teknik adam Sir Alex Ferguson olmadan Kırmızı Şeytanlar için iyi başlamadı ve inişli çıkışlı devam ediyorlar. Genel olarak, gol yollarında inanılmaz zorlanıyorlar. Grubun iddiasız takımı Real Sociedad karşısında İspanya'da kazanırlarsa - ki Avrupa kültürleri ve tecrübeleri kazanır der - grup liderliğini perçinlemiş olacaklar. Ben yine de biraz 'zor' derim...

Avrupa'nın en etkili forvetlerinden biri Diego Costa. Aynı zamanda hangi Milli takımı seçeceği söylentileriyle de popülaritesini bir hayli yükseltmişti. A.Vien deplasmanında güle oynaya kazanırlarken de Costa, yine başroldeydi. Zayıf rakiplerini yine rahat geçecekler ve liderliklerini ilan edecekler...

Ha unutmadan... Sizler de maçlar ile ilgili yorumlarda bulunursanız, yazıma geri dönüş adına sevinirim :))

twitter.com/serdarsozkesen

1 Kasım 2013 Cuma

Mourinho'nun Chelsea Günleri...


Jose Mourinho'lu Chelsea :

Dünyanın en zorlu ve kaliteli ligi olan Premier Lig'de Chelsea ile toplam 200 maç...

134 galibiyet (% 67)
43 beraberlik (% 21,5)
23 mağlubiyet (% 11,5) ...

Atılan Gol : 360 (Maç başı 1,80)

Yenilen Gol : 129 (Maç başı 0,65)

Onun hakkında sizler ne düşünüyorsunuz bilmem ama sadece bu kayıtlar dahi, onu dünyanın son 20 yıldaki en iyi 5 teknik direktöründen biri yapmaya yetmez mi?

twitter.com/serdarsozkesen

SON 1 AYDA EN ÇOK OKUNANLAR