Dünya Derbisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya Derbisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2013 Salı

Değiştirilemeyen Talihler…

Ne yapsalar olmuyor. Çok iyi oynasalar da sonunu getiremiyorlar. Artık psikolojik olarak rakiplerine teslim olmuş durumdalar. Sanki ne yapsalar da kazanamayacaklarını biliyormuşçasına sahada mücadele ediyorlar. Ya top onları sevmiyor, yada o gün rakiplerini yenmek onlar için gerçekten de pek mümkün değil…

Beşiktaş – İ.B.Belediyespor

Evet, bu talih değişir mi bilmem ama Beşiktaş, son 5 yılda kimseden çekmedi İBB’den çektiği kadar… İBB’nin süper lige çıkmasından sonra 14 resmi maç ve sadece 2 galibiyet, 8 beraberlik ve 4 mağlubiyet… Beşiktaş aynı zamanda Belediye’nin sahası olan Olimpiyat Stadı’nda oynadığı 7 maçta hiç kazanamadı, 4 kez kaybetti… Belki toplamda iki takım arasında galibiyet olarak fazla fark yok ama saha içindeki psikolojik üstünlük hep Belediye takımından yana. Maç sonlarında ise artık klişeleşen benzer manşetler : “Belediye yine çalıştı”, “Belediye enkazı” vb…


Beşiktaş o kadar şanssız ki, son maçta skor 2-1 iken Belediye’li Doka’nın orta alanda topu elle düzeltmesini hakem görmemiş, ardından bu da yetmezmiş gibi Brezilya’lı oyuncunun vurduğu şut Sivok’un sırtına çarpıp kaleciyi ters durumda bırakarak gol olmuş ve Beşiktaş için makus talih bir yerde yine değişmemişti. Beşiktaş’lı Sivok dahi 2-2 biten maçın ardından, Şansımız İBB'ye karşı tutmuyor. Ben beş senedir Beşiktaş'ta oynuyorum ama İBB'yi sadece bir kez yenebildik. Bugünkü maçta iyi oynadık ama talihsiz goller yedik. Daha çok gol şansı bulan taraf bizdik. Aslında attığım golü galibiyetle değiştirmek isterdim. Keşke golü ben atmasaydım ama biz kazansaydık." şeklinde konuşarak durumun özetini çıkarmıştı.

Manchester Unıted - Arsenal

Peki bu psikolojik zaaf konusunda Beşiktaş’tan daha beter takımlar yok mu? Şimdi sıkı durun. Daha 1,5 sene önce Old Trafford’da ezeli rakibi Arsenal’i tarihe geçen maçta 8-2 yenen M.Unıted’ı bilirsiniz. İki takım arasındaki maçlara da şöyle bir baktığımızda Arsenal için tablonun son yıllarda çok ama çok kötü durduğunu görmekteyiz. Hatta psikolojik zaafın, çöküntünün ve çaresizliğin resmidir bu aynı zamanda…


Manchester Unıted – Arsenal… Ada futbolunun sayılı büyük derbilerinden… Hatta dünyada da fazlasıyla ratingi olan büyük derbiler arasında… Fakat iki takımın son yıllarda yaptıkları maçların sonuçları baz alındığında M.Unıted, bir derbi maçı değil de sıradan bir takımla oynuyormuşçasına sonuçlar almakta… Aralarında yaptıkları son 10 resmi maçın (klasiktir ya 10 maç olayı) 8’ini MANU kazanırken Arsenal sadece 1 kez kazanabilmiş. Son 15 maçta ise (son 5 yılda) durum daha da kötü : 11 Manu, 2 Arsenal galibiyeti… Dikkatli gözlerden kaçmayan nokta ise, Beşiktaş – İBB maçlarının aksine iki takımın son maçlarında beraberlik sonucunun neredeyse hiç çıkmaması…

Tablonun bir diğer dikkat çekici ayrıntısı ise; Arsenal, M.Unıted’ı Old Trafford’da en son 2006’da 1-0 mağlup ettikten sonra o statta oynadığı 9 maçın 8’ini kaybederken sadece bir tanesinden puan almış (0-0)… Son olarak bir de takımın adı ile de özümsenen Arsene Wenger’in penceresinden olaya bakarsak; Wenger takımın başında 17.sezonunu yaşıyor ve ezeli rakibi Alex Ferguson'un M.Unıted'ı ile bu süre içerisinde oynadığı 40 maçta sadece 8 galibiyet alırken tam 21 kez de sahadan başı önde ayrıldı…

twitter.com/serdarsozkesen

17 Aralık 2012 Pazartesi

Son Dünya (Maya) Derbisi (!)

Bir sözde dünya derbisini daha (Yurt dışından sadece 18 basın mensubunun izlediği) atlattık kazasız belasız... Maya takvimine göre son dünya derbisi olması münasebetiyle de bir hayli dikkat çekici bir maçtı...

Kalemimden bu maça yansıyan notlarım ise şu şekilde:

Maç öncesi teknik adamların takımlarını oynatma biçimleri, kadro derinliği, saha avantajı gibi sebeplerden dolayı Galatasaray'ın bir adım önde maça başlayışı...

Tribünlerdeki kareografinin mükemmelliği...

Volkan Demirel'in artık klasik haline gelen G.Saray deplasmanlarındaki olağanüstü performansının sekteye uğraması...

Selçuk İnan'ın bir Fenerbahçe maçında daha frikikten gol atması...

Bekir'in akıllardaki yerini koruyan muhteşem röveşata golünden sonra yine aynı güzellikteki kafa golü, fakat bu defa yanlış adrese...

Fenerbahçe'nin Alex'ten sonra gözle görülen lider oyuncu eksikliğinin direkt maça etkisi... Arkadaşlarını yönlendirecek, sahadaki uyur -gezer mücadeleye isyan edecek bir futbolcunun olmaması, kritik anlarda kimsenin sorumluluk alamaması...


Fatih Terim'in küçük - büyük rakip dinlemeden her maçına çift forvetle çıkması ve kendisi için her önemli / kritik maçtan (Manu, Braga, Cluj) alnı ak çıkması... Buna karşılık artık 11-12 yaşındaki çocukların dahi ezbere bildiği bir ilk 11 ile sahaya çıkan, risk almayı ve ezber bozmayı sevmeyen Aykut Kocaman'ın klasik 4-2-3'i (pratikte 8-1-1'i)...

F.Bahçe'nin deplasman fobisi ve hep ilk golü yedikten sonraki 'kıpırdanma' havası... Sahadaki ruhsuz oyun sonrası, en azından "Forma kazanır" diyen taraftarların haklı tepkisi... Deplasmandaki 8.maç sonucunda hala alınan tek galibiyet. (Lig sonuncusu Akhisar

F.Bahçe'nin Kuyt ve Sow'dan başka tabelayı değiştirecek derecede yaratıcı oyuncu eksikliğinin sezon başından beri olduğu gibi pozisyon eksikliğine sebep olması ve kaçınılmaz son... F.Bahçe'nin orta saha 4'lüsünün (Cristian - M.Topal - Meireles - Caner) ceza alanına attığı 12 'top'a karşılık rakibi G.Saray'ın (Selçuk - Melo - Amrabat - Hamit ) bu alanda 25 rakamına ulaşması... Sow'un neden 3 büyükler arasında en az topla buluşan santrfor olduğunun net bir şekilde sahaya yansıması...

Genel olarak beklentilerin aşağısında bir futbol anlayışı... Rakipleri Beşiktaş'ın iştahlı, pozitif oynayan ve rakibini de oynatan futbol rengine 2 takımın da yaklaşamaması... 

Burak Yılmaz gibi bir santrforun yaptığı 7 faulle açık ara maçın en çok faul yapan futbolcusu olmayı başarması... Burak - Umut ikilisinin gol atamadığı 3. maç olması...

Hasan Ali Kaldırım'ın futbol hayatındaki ilk resmi golünü bir G.Saray maçında ve sağ ayakla atması...


Meireles gibi bu lige 'fazlasıyla profesyonel' bir futbolcunun oyundan çıkarken hakeme yaptığı 'çirkin' hareketler ve kulübüne, kariyerine, taraftarlara ve en başta futbola ihanetin fotokopisi...

G.Saray'ın son 2 yılda derbi maçlarda aldığı sonuçlarla F.Bahçe üzerindeki psikolojik baskı ve başarısız sonuçlarının silinmesi (Son 6 maçta 3G, 2B, 1M) ve sonuç olarak tablonun F.Bahçe aleyhine dönmesi...

... ve vasatın üzerine çıkmayan / çıkamayan 2 takımın mücadelesinde rakibinden biraz daha olumlu işler yapan G.Saray kazandı ve ilk yarıyı lider bitirmeyi garantiledi...

twitter.com/serdarsozkesen

SON 1 AYDA EN ÇOK OKUNANLAR